19 mart Siyaset Meydanı Din bilim ve Darwin

Show’tv de yayınlanan Sunuculuğunu Ali Kırca’nın yaptığı Siyaset Meydanında dün gece Din. Bilim ve Darwin konuları tartışıldı. Oldukça Sıcak bir tartışma olan programda Tübitak’ın Bilim ve Teknik Dergisinden mart ayında çıkacak kapağında Darwin’in 200. doğum günün kaldırılmasıda tartışıldı.











Bu Haberi gezenler bu haberleride gezdi:
19 mart Siyaset Meydanı Din bilim ve Darwin Facebook'ta Paylaş
19 mart Siyaset Meydanı Din bilim ve Darwin yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

104 Yorum »

  • serdar diyor ki:

    darwin denen soytarının tezleri coktan cürümüştür bilim adamları gölcük depreminde ölenlerin coğu denizde maymun veya domuza dönüşmüştür hiroşamaya atılan atom bombasında coğu insan maymuna dönüşmüştür.dünya altı defe büyük patlama yaşamıştır nuhun tufanı ve diyerleri gibi bu patlamarda insanların cesetleri değişim yaşamıştır bu soytarı adamları kanalda cıkarmanız sizleri araştırmadan ve gencleri yanıltıya düşürmüş gördüm iyi araştırın bu konuyu ALLAH yaratırken herşeyi mükembel yaratmıştır.şuan öğrendiğime göre japonya da bir bilim adamı suyun sesleri tuttuğunu ve sesleri hafızasına attığnı büyük araştırmayla ortaya cıkarmıştır.sizlerde araştırma yapıp. Bu zavallı darwin kafalı insanların nasıl yanıldığını ve onların tezlerinin nasıl cürüdüğünü araştırsanız öğrenirdiniz saygılar.

  • okan diyor ki:

    evrim teorisinin iyi yönleri alınması gerekir.

  • nizar diyor ki:

    Allaha inanmıyorum diyen insanlardan ne hayır gelir!

  • duygu diyor ki:

    Hiçbirimiz ne olduğunu bilemeyiz..Darwin kendi yaşamında bazı teoriler söylemiş, dogruluğu-yanlışlığı tartışılır ama insanoğlu hergün yeni bir şey öğreniyor… Allah var mı yok mu? gönül olmasından yana, akıl sorguluyor… Bence maneviyat gerekli ama bunun için inanmak da olmaz.
    En tehlikelisi sorgulamadan inanmaktır.. Sorgulamaktan korkmayalım arkadaşlar. Ben aileme Allah gerçekten varmıdır acaba? diye sorduğumda karşılaştığım tepki beni şaşırttı ve iyice düşünmeme yol açtı. Nereden biliyoruz??? Araştırmak gerek bence

  • hicran diyor ki:

    insanlar hiç mi düşünmüyorlar ya bu muhteşem kainat bu kusursuz düzen nasıl olurda tesadüf eseri olarak adlandırılır. hayat tesadüfse bugün bütün insanlar neden kendilerini, hayatlarını,insanlığı düzenleyebilmek için çabalıyorlar.herşey olduğu gibi bırakılsın nasıl olsa tesadüf değil mi bütün bunlar. böyle bir şey olabilirmi arkadaşlar? ben buna tesadüf diyen insanın aklından şüphe ederim. ya mantıklı düşünemiyor ya da düşünmek istemiyor.

  • seckin diyor ki:

    ulan insan kırıntıları .. dün onca adam konuştu siz hala moron gibi bunu tartışıyosuun devrim yokmuş siz anca tartışmayı bilirsiniz allaha inanmayan insandan ne hayır gelirmiş allaha inananlar sülalemizi…. ken problem yok deilmi allaha inanmayanlar şeytan cünkü geçin bunları hep standartsınız baydınız artık… biraz okuyun ordaki 2 tane amele gibi gelmişler sakal saç birbirine girmiş türkçeyi adam gibi konuşamıyor hocam evrim nedir bilmemne salak salak bilmeden sorular soruyor. sizin istediginiz oysa alın başınıza çalın ben onu istemiyorum.. yeter be moron gibi sıçtınız ülkenin agzına yorum yapcagınıza araştırın okuyun…

  • engin diyor ki:

    programı hayretler içinde izledim bilim adamı olduğunu söyleyen kişi şebeklik yapıyor sonra anladım onun teorisi böyle imiş bilim=ilim ilim=bilim bunları düşünecek olan yine insan allah akıl vermiş fikir üretesiniz diye ama kendi doğurultunuzda değil yüce kitabımız kuranı kerimi okuyup anlayarak en basit örnek firavunun şekli apaçık belirtilmiş günümüzde gözünüzle görebiliyorsunuz bunlar gibi niceleri ama sen inanmak istemiyorsan oda senin bileceğindir burası türkiye müslüman ülke bizde veya bende bu ülke topraklarında müslüman olarak yaşıyorum ama bu televizyonların bu gibi insanları çıkarıp konuşturmasını kınıyorum ve soruyorum bir düşünün islamiyette insanın yaşama şekli ile ilgili söylenen veya yapılması gereken işlerde ne gibi yanlış var insana zarar veren nedir?

  • AYKUT diyor ki:

    BU ADAMIN KONUSABILMESININ TEK SEBEBI KARSISINDAKILERIN BILGISININ VE TARTISMA KAPASITESININ OLMADIGINDANDIR O KADAR BILGISINE GUVENIYORSA BIGUN TEKRAR CIKSIN SIYASET MEYDANINA BU İŞİN GERCEK MUHATTAPLARIYLA TARTISSIN

  • recep diyor ki:

    ben olacaktım ki o adamı canlı yayında yıkardım

  • ahmet diyor ki:

    Arkadaşım Seçkin.Diyorsun ki okuyun.Sen eğer çok okusaydın ki belli okumamışsın bu kadar kaba konuşmazdın.İnsanların fikirlerini rahatça söyleyebilmeleri senin gibilere batıyor.İşte sizin gibi ilericiyiz diye İslam’ı yok sayan insanlar bu ülkenin içine ediyor.Bırakın fikirlerimizi rahatça söyleyelim.Ey cahil-ü nadan sen nasıl bir din adamını küçük görürsün.Bir kere o senden çok biliyor.Ayrıca demişsin ki o adamlar orda yorumu yapmış size ne oluyor.Onu adamdan saymıyorsan söylediğin sözlerdeki çelişkiye bak.Umarım ki bilmediğini bilen biri olursun da bilmeye yaklaşırsın.

  • ceyda diyor ki:

    BİLİMDEN ANLAMAYAN TOPLULUĞA NASIL BİLİM ANLATIRSINIZ?BURDA ANLATILMAK İSTENEN BİR ORGANİZMANIN BÜTÜNLÜĞÜNÜ NASIL SAĞLADIĞI,ÇEVRE İLE BİRBİRLERİ İLE İLİŞKİSİ VE BUNUN GİBİ ŞEYLERDİR.

    DOĞRUSU CANLILIĞIN YAPISINI ANLAMAYA ÇALIŞMAKTIR.BİLİM İNSAN İÇİN İYİ BİRŞEYDİR BUNU İLERLEYEN TOPLUMLARDA GÖRÜYORUZ.

    BİZİM TOPLUMUMUZ GİTTİKÇE YOZLAŞIYOR.BİLİM ADAMLARIMIZ BİLİM YAPMAYA ÇALIŞIYOR AMA BİZ HEP REDDEDİYORUZ.

    TARTIŞMADA SEYİRCİDE YANDAŞTI BENCE.ARKADAŞLAR BİZ GERİLEMEYE MAHKÜM BİR TOPLUMUZ ÇÜNKÜ BİLİMİ SEVMİYORUZ

  • evren diyor ki:

    arkadaşlar, bu konuların at gözlüğü ile tartışılması mümkün değil. dün akşamki programda aslında görebilen için her şey açıktı. kur’an-ı kerim’de de evrimden bahsedildiği ortada. insanlarda evrimi kabul etmeyen sayın profesör, aslında konuşmalarıyla farkında olmadan evrimi kabul ediyor. “insan çamur benzeri bir süzük içinde ve döllenmiş yumurtadan oldu” diyor. ee.. tamam. zaten ilk canlılar suda meydana geldi ve giderek karaya çıktılar. işte insan da bu döngünün içinde dünyaya geldi. arkadaşlar, yapmayın bunu. bizler neyiz ki, birçok canlı türü var. kendimizi üstün görmek, müslümanlık içinde de yer almaz. bu bencillik olur. bazı dogmalara sığınarak, sarılarak beyninizi köreltmeyin, aydınlanın derim. zaten kur’an-ı kerim’in aslında bunu öğretmek istediğini anlayacaksınız. yüreğiniz temiz olsun ve doğruluktan şaşmayın.
    ayrıca, düşünün bakalım dna dizilimimizin çok küçük bir nüansla farklı olduğu bir başka canlı ya da canlılar ile ortak atadan geldiğimizi.. ne olmş yani… ne değişir. sonuçta hepimizin bir sıkımlık canı var ve toprakta bedenimiz yok oluyor. üstelik diğer canlıların da senin bilmediğin bir düzenleri, inançları bile olabilir ya da olmaz. ama insanların bir farkı varsa, bunun bedenden değil, ruhtan ileri gelmesi gerekir, o fark da varsa. bir de size evrim için ispat. kullanılmayan organlar giderek yok olur diyor evrim kuramı; ilk insanlardaki fosil kaynaklarına göre apandisitler çok büyük. ancak giderek küçüldüğü ve şimdilerdekı boyutu aldığı görülüyor ve belki de yıllar, yıllar sonra (yediğimiz gıdalara göre) yok olacak.
    arkadaşlar, katı ve sebepsiz yere taraf tutulan ve güdülmenin oldukça sık yapıldığı bir dünyada yaşıyoruz. lütfen koyun olmayalım. allah akıl, fikir verdiyse bunu kullanmamız için. bunları söylüyorsam hemen dinsizdir diye de düşünmeyin. din kişiseldir. bunun reklamı olmaz. ayrıca, put perest bir kavime gelmiş müslümanlık. şamanizme inanırken türkler, müslümanlığa geçmişler. ama görüyorum ki hala bu iki dini sürdüren ve kur’an-ı kerim’i ve diğer kimi din adamlarının yorumlarını işine geldiği gibi kullanıp ve buna müslümanlk adını veren insanlar çoğunlukta. ve bu konuda da doğru bildiklerini düşünerek, burunlarından kıl aldırmıyorlar ve adeta üstün ırk olarak kendilerini görüyorlar. işte bu insanlara allah akıl, fikir versin. siyasete de bunu alet etmediler mi? zaten işin çivisi çıktı. ya vatan millet, ya da din. arkadaşlar, müslüman insan bunlara kanmaz. uzman ilahiyat profesörleri bile hala bazı konularda uzlaşamazken ve insanlara tek bir fikirle ulaşamazken, benim de ulaşacağımı zannetmiyorum. ama bunu umuyorum…

  • berf diyor ki:

    çok basittartışmalar celal bey ömrünü vermişş bilimadamı olmuş sen ne olmuşsun sayın engin şebekmiş biraz beynin olsaydı şebeklik dediğin şeyin ne olduğunu bilirdin muhteşem bi insandı :!!!!!!!!!! sana bi soru sayın engin hayatta hiç bişey yoktan var olamaz dimi herşeyin bi yaratıcısınn olması lazım dimi yoksa nasıl olacakkafan almıyor dimi cvp ver ozamn tanrıyı kim yarattı o yaratılmz gibi saçma sapan laflar sölemeyin sakın kendinizle çelişmeyin haii cvp bekliyorum tnrınasıl hep var oluyorr o hep var olabiliyorsa güneşte hep var olabilir belki tanrı güneştir hep var olduğunu düşünürsek yada dünya nasıl ispatlıcaksın bana!! dünyada herşey muaazammış hangi muaazamlk ya dünyanın halini görmüyosunuz heralde hangi muaazam??? ömer hayymdan bi dörtlülke bitiriyorum!
    tanrı gönlünce yaratırda herşeyi neden ölüme mahkum eder hepsini?yaptığı güzelse neden kırıp atar çirkinse suçu kim kime yüklemeli ??

  • yasemin diyor ki:

    ne kadar banazsınızz bıraz okuyun sonra ogrenın ayıp bılıp bılmeden atıp tutuyorsunuzz darwın sadece maymundan geldık demek deıl banaz ınsanlar yuzunden bır turlu gelısemedık degısemıyoruzz degısımdır darwınnın savundugu seyy ve degısmeyen tek sey degısımdır unutmayınız lutfen okumadan da kafadan atmayınız yeterınce toplum banazlarla dolu bırde sızz okuyan arastıran ınsanlr bunu yapmasınz

  • yasemin diyor ki:

    hem yanlıs anlasılmasın bende ınanmıyorum ama en azından bu kadar attıgınız kadar deıl yanı ınanabılecek yanları var hem muslumanım dıyorsunuz sureklı herkes kendı dıledıgını yasamkta özgurr musluman olup ınsanlara ne zulum cektırenlerı bılıyoruz yapmayın Allah aşkına ayıp valla kur’an da bıle oku denılmıss sızın saygınız bu mudur.. bu kadar sapkın olmayınızz yaa kımsenın sozune de ınanmayın kendınız okuyun ama tek taraftan deıl dıne ınanan bırınden bılım bılıme ınanan bırınden dın ogrenemezsınız aslında boyle olmaması gerek ama oyle bırsey oldukıı herkess uclara cekıldı arası vardır bunların unutmayız BIZ TURKIYE OLARAK 3 ILERI 2,5 GERI GIDERSEK BUNU ILERLEME OLARAK VAR SAYAMAYIZZ LUTFEN SADECE OKUYUNNN
    İYİ GUNLERR

  • EMRAH diyor ki:

    ya bu aslında insanın kolayı tercih etmesinden kaynaklanıyor
    3 çeşit küfür vardır
    -inandıgı halde inanmadım demek
    -inanmadı halde inandım demek
    -vede hiç inanmamak
    işte asıl olan biz istesekte KURAN DA söylediği gibi
    “SİZ ONLARI İSTESENİZDE İNANLARDAN YAPAMASSINIZ ÇÜNKÜ ONLARIN KALBİNE ALLAH PERDE İNDİRMİŞTİRDE ONLAR GÖREMEZLER”

  • Oğuz Serkan Obalı diyor ki:

    Arkadaşlar insanlar arasında büyük bir iletişim sorunu var.İlk önce tarafsız düşünmeyi öğrenmemiz lazım.Bırakın annenizin babanızın sizlere verdiği din bilgilerini,kaldırın kafanızdan cehennem korkularını cinleri perileri vb,bıarkın hocanın imamın söylediklerini miş,muş,mış..eğer ki gerçekten sıfırlıya biliyorsanız beyninizi,ozaman bi elinize kuran alın diyer elinize darwin ile ilgili kanıtlanmış kitabları alın araştırın..Bi arkadaşımız inanmıyan insandan ne hayır gelir yazmış :) Bilimle uğraşan insanlar
    pek inanmıyorlar farkındamısın bilmem:)eğerki bu insanlar olmasa idi hala güneşe,yağmura,şimşeklere,volkanlara tapıcaktık nekadar komik değilmi.?Demekki hayırlı bişeyler yapmışlar.Bide ateist insanları kötü insanlara olarak görmeyi bırakın.hırsızlık yapmazlar hak çalmazlar,cehenmen korkuları yoktur ama yanlış olduğunu bildiği için yapmaz,ben emiminki her ateist kurban bayramında ininim inim inleyen kurbanları görünce içleri öyle bi sızlıyordurki…

  • ahmet diyor ki:

    sayın berf’e:
    Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.(Bakara 6.ayet)
    Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.(Bakara 7.ayet)
    Onlara: “İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın.” denilince, “Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?” derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler.(Bakara 13.ayet)
    Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’inize kulluk edin ki (Allah’ın) azabından korunasınız. (bakara 21. ayet)

  • Ad diyor ki:

    Walla dünkü tartışmadan sonra ben oldukça umutlanmıştım ama görüyorum ki çoğu kişi hala doğruya, rasyonele gözünü kulağını körükörüne kapamış hayal dünyasında yaşıyor. Arkadaş öyle takım tutar gibi din min savunulmaz!! bilimadamları bizi hayvandan ayıran tek farkımızla akılla insanlığa yakışır yaradılış sorgulamaları yapıyorlar. Ne güzel insanlığınla gurur duyacağına, dikkatlice dinleyeceğine… Birileri çıkmış yok öyle değil dünya 5000 yaşında, yok benim atam maymun değil olamaz hakaret bunlar ayakları yapıyor. Lan neresi hakaret senin gözün kulağın kapalı işte ne dinlemeye ne anlamaya geliyon. Körükörüne atıp tutuyon bu durumda atan maymun olmayacakta ne olacaktı zaten.
    Bu arada dünya 5000 yaşındaysa demek ki petrol 5000 senede olabiliyormuş. Niye kasıyorlar ki demek ki yok ööle bii sıkıntıda.

  • ismet topaloğlu diyor ki:

    hoca diyorki evrim teorisi ni anlatoyorr
    çok şey tesadüs peki tesadüf kabul etik insanoğlunun tesadüfen olduğunu
    peki dünyanın belli bir hızla dönmeisde tesadüs
    ki yavaş ve daha hızlı dönmesin de neler olacağını smylemeye gerek yok
    buda tesadüss peki güneşin yakınlığın az veya daha uzak olmasında neler olacak bunlrına tesadüz dedikk gecenin gündüzün ayarlanması da tesadüz onada tamammpeki gözlüklü ve şirin hocam harika kelimeler kullanıyorsunuz ve konuşuyorsunuz tesadüs diyee size sormazlarmıı ki bu kadar tesadüs türk filmlerinde olur diyee ki
    ONDAN SONRADA BEN SİZE SORAYIMM TÜRK FİLMLERİMDE BİLE YÖNETMEN VAR HEPSİNDE BİLİYORSUNUZ DEĞİLMİİ

  • yasın diyor ki:

    allahı inkar edenler ş**** namusu yoktur itarı olan varsa 053557***** beni arsın buluşalım kim neymiş hesaplaşalım

  • TROOPER EMRE diyor ki:

    ya insanlar ne acayip malesef. birşeye körü körüne inanıyolar , okudukları şeyler üzerinde durup düşünmüyolar , mantık yürütmüyolar. İşta bunlar malasef cahillikten kaynaklanıyor. orda darwinin görüşünü savunan bilim adamı ne kadarda güzel sölüyor okuyun okumak en büyük en güzel şeydir. hocalarınızın herdediğine inanmayın , araştırın diyerekten. ama tabi anlayana. malesef bizim toplumumuz kör cahil hatta şöle söliym çocuğunluğu kör cahil olduğu için okuduğu bir şeyi sorgulamadan inanıyor , olaya dar bi pencereden bakıyor. o yüzden kaybetmeye ve geri kalmaya herzaman mahkumuz. zaten dini çarpıtarak halka empoze eden insanlar olduğu sürece bu programların yapılmasıda gereksiz. gereksiz çünkü dini yobazlık olarak gericilik olarak halka enjekte eden kültürün BİLİMİ kabul etmesi yada şöle söliym bilim hakkında güzel bişiler sölemesi beklenemez. EMRE

  • ibrahim FİFTY diyor ki:

    BU TARTIŞMAYI İZLEDİGİMDE ORADAKİ 2 İLAHİYAT HOCASININ YETERSİZ OLDUGUNU GÖRDÜM BUNA DAHA ÇOK EVRİM HAKKINDAKİ BİLGİLERİNİN YETERSİZ OLDUGUNDANDIR ORAYA CELAL ŞENGÖRÜN YANINDA SAYIN ÖMER ÇELAKILIN VE DAHA ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİM OLAN DARWİN HAKKINDAKİ KİTAPLARI İLE HARUN YAHYA NIN ORADA BULUNMASI GEREKİRDİİ.İNANSA NE KAYBEDER İNANMASA NE KAYBEDER.ALİ KIRCAYA DUYURULUR.

  • ceyda diyor ki:

    YA ARKADAŞLAR!!! BEN BİRŞEYE ÇOK KIZIYORUM.

    EVRİMDEN BAHSEDERKEN BİLİM ADINA BİRŞEY ANLATIYORSUN VE EVRİME KATILMAYAN KİŞİLER ANLATTIKLARINA GÜLÜYORLAR SENİ AŞAĞILARCASINA.DÜN KOSKOCA CELAL BEY E ( Kİ BEN DÜN İLK KEZ TANIDIM BUGÜNDE BİRAZ ARAŞTIRDIM YILLARINI İŞİNE VARMİŞ ) ANLAMSIZCA GÜLÜNDÜ. BU NASIL BİRŞEYDİR.

    NASIL BİR PSİKOLOJİDİR.

    SÜREKLİ İSPATLAYIN ANLATTIKLARINIZI DENİYOR HAKLILARDA AMA ANLAMIYORLARKİ BU BİR SÜREÇTİR…PEKİ KENDİLERİ NASIL KANITLAYACAK GÖRMEDİKLERİ ŞEYLERİ !!!!!!! ,
    DEĞİŞİM VARDIR ARKADAŞLAR TOPLUMLAR BİLE DEĞİŞİYOR GENLER,CANLI ORGANİZMALAR NASIL DEĞİŞMESİN??

  • Hakan Akkurt diyor ki:

    arkadaslar

    BUR TARTISMADA HARUN YAHYA SIZ OLUR MU?!?! bu konu hakkinda ve din hakkinda en güzel ve yeterli konusacak Adnan Hocamdir.
    bu gözlüklü sisko`yu konusmalari ile yerle bir eder Harun Yahya….

    NEDEN DAVET EDILMEDI???!!!! Adnan Hocam, sen duy bizi…. =)

  • serdar aksümer diyor ki:

    sayın insanlar ben darwinci hocamıza sadece şunu sölemek istiyorum .(var olan birseyin yok olandan gelmesi imkansız değilmidir)o yaratıcıya inanıyor ama bence işine gelmıyor namaz kılmak, oruc tutmak yanı ıslamı sartları kabullenemıyor. kendısını ve dıger hocamız abdulazız bey için sunu soleyebılırım. doğru yolda giden, kaplumbağa eğri yolda giden yarış atını geçer.. saygılarımla

  • evrim diyor ki:

    program hiç bitmesin istedim…Celal Şengör konuşsun……..hiç susmasın istedim,istedim ki bir nebze olsun cehaletim azalsın………doğru söylüyor ülkemizde ne üniversite ne de bilim adına yapılan birşey var…bilmemiz,öğrenmemiz gereken çok şey var..ezbere dayalı,at koşturur gibi sınavkolik öğrenciler yetiştiren eğitim sisteminden umutlanmak hata olur……..isterdim ki Celal Şengör gibilerin öğrencileri olsaydım………

  • kübra diyor ki:

    mesele yol meselesi de değil aslında. yöntem meselesi. herkes aynı yola ulaşmaya çalışıyor nihayetinde ama yöntemler farklı. fakan ben sunu diyorum:
    insanlar yıllarını bu işe verip araştırmalar yapmış zaten kur’anın istediği de bu. bu arastırmalar sayesinde biz kurandaki doğruların doğru olduğunu öğrenmiyor muyuz. ve bu araştırmalara yıllarını adayan bir profesöre de şebek diyecek adamın kendine çeki düzen vermesi gerek bence. bu insanlar emek hercıyorlar öyle ya da böyle bir sonuca ulaşmaya çalışıyorlar amaçları doğruyu bulnmak. kimsenin kötü niyetli olduğunu samıyorum.

    tabi ayrıca ortada ayan beyan biçimde belirgin doğrularda var. insanı allah insan olarak yarattı kardeşim bunu da allah en az 50 kere anlatmış kitapta hala bunun ötedinde bir yumurtayı ayrı canlı sıfatına koyup oradan maymuna ulaşmak bana biraz ters geldiş
    şimdi zaten su andada insan döllenmiş yumurtadan oluşuyor bu hala değişmiş değil. ozamanda böyleydi şimdide böyle.. yani milyonyıllardır insan yumurtadan, döllenmiş yumurtadan geliyor. sadece ilk insanın oluştuğu yumurta bir çamurun içinde idi. topraktaydı. ama ikinci yumuyrta ana rahmindeydi. aslında dolaylı olarak bakarsanız ikinci yumurtada topraktaydı. çünkü ana da toprak(hammaddesi toprak) yumurta yine toprakta, insan yine topraktan doğuyor. en nihayetinde değişen pek bir şey yok o tgünden bu güne.maymun meselesine gelecek olursak madem maymundan geldi insan. sebep ise yaşamı kolaylaştırmak için değişim… ozaman şimdiki maymunlar neden hala maymunluk yapıyor. bunlar ndeen insana dönüşmüyor>??
    ve şunu söylemek istiyorum. insanın soyunun bir hayvandan geldiğini söylemek insanı küçültmektir. akabinde allahı küçültmektir. neden derseniz: allahu tala insanı yaratırken “ben kendi bedenimden sana nefes verdim” diyor. ve hatta bu evreni varlıkları senin için yarattım diyor. ve bu yüzden sen benim nefesimden bir parça taşıdığın için yarattığım en şerefli ve üstün varlıksın diyor. yani şimdi allah o nefesi önce meymuna mı vermişti. maymun mu allahtan bir nefes taşıyordu yani??işte buaralar beni evrimden uzaklaştırıyor ister istemez.

  • atmaca diyor ki:

    celal şengül konuşurken çelişkili ifadeler kullandı

    önce dünyanın ömrünün çok uzun olduğunu söyledi

    sonra da kainatta büyük bir kaosun hakim oldğunu söyledi

    sormak lazım ona:

    madem kainatta müthiş bir kaous hakim nasıl oluyorda bir gezegen uzun süreler var olabiliyor.

    2. soru:

    evrimciler dünyada insandan başka şuurlu, araştıran, gelişimler yapan
    ve birikimlerini de sonraki nesillere aktarabilen bir hayvan türünün
    olmamasını nasıl açıklıyorlar.

    3. soru

    evrimde hücrelerin kendilerini geliştirmesi esassa neden şu anda yaşayan insanların bir çoğu neden einstein a ulaşamıyorlar.

  • c. sinan sagiroglu diyor ki:

    test

  • berf diyor ki:

    sevgili ahmet basit bi soru sordum ben siz yoktan var olmanın imkansız olduğunu savunuyorsunuz illaki bi yaratıcı var deil mii yartanı kim yarattı ozamn o nasıll hep var olabiliyor aklın dünyanın kendi kendine var olduğunu almıyor tanrının kendi kendine olduğunu nasıl alıyor pekii??ikisi aynı şey deil mi??korkuyorsunuz neden cennet cehennem gibi bir kavram var biliyormusun eskiden insanları bi şekilde uyutmak gerekiyordu olmayan birşeyi varmış gibi göstermek ve onun en büyük olduğunu söleyip onla korkutup isteklerini kolayca yapacaklardı ama kimse sonunda bişey kazanıp yada kaybetmezse olmayan bişeye inandırmak zor olurduu sonuç buu itaat etmezsen yanarsınn!! neden ?? tanrı bize akıl vermiş düşünün demişş düşünüyoruzz ama varlığını bi türlüü açıklıyamıyoruz kesin deill bunu sorgulamak benm hakkım deil mii ben bunu sorguluyorum die niee yanıyorum?ya bana düşünme yetisi verme yada varlığını kesinleştir nie muğlakk nie sizee yardım etmiyor sebep?? şunu da söliyim bilimadamları insan klonlamışlarr ama gizliyorlardıı resmenn insan yaratmışlarr hanii yaratmak bi tek tanrıyaa mahsustuu? düşünmekten korkmayın aklınızın almadığı şeylerii sonuna kadar gözü kapalı savunmayın nie yok die bi sorun okuyun bi sorun nie bütün müslüman devletler perişan nie insanlar aç nie ölüyor çocuklar neden yardım etsin gücü yokmuu niee ona inanan insanlarr sefill bak filistine müslüman die ölüyorlar hani merhamet ???neysee ahmet sorumu bi düşün istersen!!!!!

  • OkanDemir diyor ki:

    insanlar neden bu kadar maymun dan geldiğine inanmakta ısrarcı anlamıyorum.İslamiyet te insanların sudan veya maymun dan geldiğine dair herhangi bir ayet yok.Sadece Bakara suresinde lanetlenmiş bir kavmin maymuna çevrildiği var.İnsan ALLAH katında yaratılmışların en şereflisidir ona eş ona benzer hiçbir canlı yaratılmamıştır.Bu İslamiyet in kesin bakış açısıdır.Darwin teorisini biraz araştırıp okuyanlar bilirler ki hiçbir zaman bilimsel bir dayanağı kanıtı olmamıştır isteyen http://www.darwiniyikankafataslari.com/kafataslari10.html linkinde gözgezdirebilir.

    Gelelim varlık ve yokluk konusuna berf.Senin sorunun ALLAH ın varlığına zaman ve fiil boyutu içerisinde bakman.Herşeyi bir yaratan olması onunda yaratılmasını gerektirmez.Günümüzde düşünerek tartışarak İslamiyet e giren yüzbinlerce insan var .Senin aklın herşeye kafi olsaydı bu dünyada senden akıllı kimse olmazdı.Şeytan ı iblis yapan kibiridir insanı da şeytanlaştıran aynı kibir.. herşeyi aklın doğrultusunda bulabilieceğini ve doğruya varacağını sanıyorsan hayatın boyunca o aklın ile yaptığın hataları bir ortaya dök düşün kararını ver.Aklın olsa bile ne çok akılsızlık yapmışsın değilmi ? Peki bu inanmama akılsızlığında daha ne kadar devam edeceksin ?

    İnsan kopyalama konusuna da gelince o iş efsane den öteye geçemez kaldı ki biraz tıp ilmi ile biraz alakan olsa bir damla kanın yerine ikame edilebileceğin hiçbir genetik veya mikrobiyolojik unsurun olmadığı öğrenirsin.İnanmak isteyenler için birçok delil var inanmak istemeyenler içinde birçok bahane ..

  • BAHAR diyor ki:

    Bilimin ne olduğunu bilmeyen bir topluma bilimle ilgili bilgilerde vermek yanlış olur.Herkes olayı bilim-din tartışması zannediyor ve sürekli bişeylerin varlığı ve yokluğu ile kıyaslıyorlar.Haklılar çünkü ne bilim nede din adına yeterli donanımları yok.Darwine karşı çıkanlar aslında Darwinin ne demek istediğini tam olarak anlamışlar mı soruyorum.Doğal seleksiyondan ,adaptasyondan haberleri var mı? Neden herşeye karşı kuran öne sürülerek açıklama yapmaya çalışılıyor.Müslüman ülkelerin diğer ülkelere göre neden geri kaldığını ufak bir tartışmada bile görebiliyoruz.Yazık bizim toplumumuz böyle olmamalıydı…

  • ümit bacacı diyor ki:

    sadece şunu demek istiyorum insan maymundan geldine inanıyorsa ve maymunun atası olduğuna inanıyosa o maymun olduğunu kabul etsin ben etmiyorum maymun olduğumu ben insanım ben maymunum diyenlere ne denebilirki sizce akıl maymun olmakmı yanı kabul etmekmi bunu

  • OkanDemir diyor ki:

    BAHAR `a

    İnsanların kendi uygulamalarını İslam a endekslemek bir hatadır ..Öyle bir hata ki ilk emri oku olan bir din den bahsediyoruz.Defalarca Resulullah ın ağzından ilmin önemi ilim temin etmenin imanla bağlantılı olduğunun ifade edilmesine rağmen.

    Eğer günümüzde müslüman ülkeler teknoloji ve bilim açısından geri kalmışsa bu İslamiyet in getirdiği bir sonuç değil kendi miskinliklerinin ortaya koyduğu bir gerçektir.İslamiyet hiçbir zaman insanlara ilim tahsil etmelerini çalışmalarını yasaklamaz bilakis teşvik eder.Osmanlı İmparatorluğu sadece askeri ve politik açıdan değil ilmi bakımdan da asırlar boyu yeryüzünün hakimiydi.İbni Sina İbn i Heysem Ali Kuşçu gibi alimleri yok saymak adını burada zikredemediğimiz birçok İslam bilginine hakaret ve saygısızlıktır.Gelinen noktadan mutlaka müslümanlar ders çıkarmalı ve gerekli değişiklikleri hayatlarına yansıtmalıdır.İslam bilim i reddetmez yeterki amaç bilimsel birşeyler ortaya koymak olsun .

    Yukarıdaki yorumumda sudan gelme konusuyla bahsettiğim insanların suda yaşamamış canlılar olmasıdır yapıtaşı olarak suyun olmadığını kasdetmedim.

  • BAHAR diyor ki:

    OKAN’A

    Peki ilimle dini bağdaştırmayım.İnsanlar bangır bangır bağırıyor kuranda insanların maymundan geldiğini gösteren hiçbir kanıt yok diye.
    Zannediyorlar ki evrim tamamen maymun insan ilişkisi üzerine yürütülüyor.Zannediyorlarki Darwin sadece iki canlı arasında bağlantı kurmuş.Peki hiçbirşey bilmeyipte sadece dinle olayları çözmeye çalışan bu insanlara ne diyorsun.Sen sadece yaşadığın zamanı yorumlayabilirsin bundan öncesi ve sonrasında neler olduğuysa bir muamma evrimde canlıların bu süreçlerden nasıl geçip günümüze kadar geldiğini ve milyonlarca yıl sonra nasıl değişiklere uğrayacağını araştıran bir bilim dalıdır.Evrim maymun insan mekanizmasını inceleyecek kadar küçük ve basit değildir.

  • atmaca diyor ki:

    BERF’e

    bir insan ın klonlandığı bir efsane ve ya fısıltıdır

    ama bu gerçek olsa bile buna yaratmak diyemeyiz çünkü bu işlemlerde

    hazır kök hücreler kullanılır.

    bilim adamları senelerce bilglerini, zekalarını, teknolojiyi, ve bir çok imkanı kullanarak ancak klonlamayı başarabilmiş olbilirler.

    ama evrimciler bilim adımlarının şuurlu ve üstün teknoloji kullanarak bile başramadıkları şeylerin şuursuz tesadüflerle olduğunu iddia etme cüretini gösterebiliyorlar….

    insanlar dünyada zihinlerinin en fazla 100de 10 unu kullanabilirler.
    ve bu kapasiteyle sonsuz şeyleri düşenemezler.

  • atmaca diyor ki:

    BERF e

    madem bir çok mücizeleri olan Kuran_ı Kerim islamın hak olduğunu kanıtlar…
    ve madem bir kovaya (beyin) bir okyanusu (Allahın vücunu düşünmek) sığdıramayız…
    ve madem darwinin bile çelişkili olduğunu kabul ettiği toriye inanmak aptallık olur…
    öyleyse İslamı kabul etmek en mantıklı ve doğru olandır.

    diğer muğlak soruların cevebına da öldekten sonra öğrenmeyi beklemeliyiz.

  • philo diyor ki:

    Lan ne beyinsiz insanlarsınız daha atom ne demek onu bile bilmezken darvinin canlı mekanızmaları için yaptığı dahiyane yorumlar hakkında atıp tutuyosunuz celal hoca evrim teorisini anlatmaya uğraşmadı sizin gibi kuş beyinlilere lafı nasıl anlatacağını kara kara aradı görülüyorki bulamamışvarmı lan itirazınız allah diye bişey yok hayret bişey ya alın msn adresimde flzf_mat@hotmail

  • mehmet tugra diyor ki:

    oncelikle butun calısanlara kolay gelsin
    ya bu evrimmiş arvinmis bunlar asla gercek olamaz hadi diyelimki oldu diyelimki biz insanlar maymundan geliyoruz ama bir soru var hemen akla gelen bu maymunu kim yaratti bu yaratık agac kovugundan dusmedi illaki bir yaratıcı var ve bir sey daha hiç bir canlı dollenme olmadan dogamaz ama hz isa babasız dunyaya geldi bunu nasıl acıklayacaklar ve ornegin elmanın içnde olusan kurtcuklar nasıl oluyor elma evrimmi geciriyoo :))) bunlar sacma sapan seyler cunku Alah cc istemese hiç birsey olmaz O nun ol demesi ile hersey meydana gelir cunku yaradan insanı bir kan pıhtısından yaratmıstır
    not: hz adem topraktan yaratılmıs ve Allah cc ol demiş ve olmustur bunları lutfen unutmayalım
    tek baki olan Allah’tır ve ondan baska ilah yoktur herseyin yaratıısı O dur

  • atmaca diyor ki:

    BAHAR

    evrim madem her canlınınn geçirdiği bir süreç
    peki neden milyonlarca yıl önceki sivrisineklerle şu an kiler arasında fark yok sinekler hiç mi evrim geçirmemiş.

    ve değişmeyen tek şey de sivrisinkler değil:
    hurmalar,hamam böcekleri… vs..

    hem bir canlılar yavaş yavaş değişerek evrimleşmişse milyonlarca ara geçiş formu olmalı ve bunların fosil kayıtları da bulunmalıdır.

    ama gel gör ki yapılan araştırmalar sonuncunda ara fosil bulunamamıştır.

    ve darwin bu durumu kitabında açıklamıştır.

  • yaratıcının yaratıcısı kım? diyor ki:

    Kucuk ınsanlara(evrım teorısını arastırmadan bılmeden at gozluguyle dıne baglanmıs kalan ınsanlara) buyuk tartısmalar verılırse ortaya boyle bır sonuc cıkıyor ıste(ezılıyorlar).bazı zekı arkadaslar evrım surecını cok kısa dusunuyorlar evrım mılyon yıllar ıcınde gerceklesen olaylardır ve bunu hıcbır ınsan oglu goremez.Dın aptalların koltuk degnegıdır.eger aptallara dını asılamazsan bızım ulkede oldugu gıbı bu ısten rantı olan kısıler kazanclarını devam ettıremezler.ayrıca bır ınsan dıne ınanıyorsa bunun tek sebebı dusunmekten korktugu ve bı yerlere sıgınmak ıstedıgı ıcındır.yukarıda bı arkadas yazmıstı ve cok hosuma gıttı madem herseyın bı yaratıcısı var sızın allah veya tanrı dıye adlandırdıgınız yaratıcının yaratıcısı kım? madem bırsey yoktan var edılemez ve vardan yok edılemez lutfen bu sorunun cevabını verın ıslamcı veya dın ınancı olan arkadaslar…

  • hakan diyor ki:

    2 tane ilahiyatçı 1 ane jeolog darwini tartışıyor….ve işin içinden çıkamıyorlar…ordaki öğrenci kitlesi ne soru sordugunu tam olarak bilmiyor öncelikle o ilahiyatçı diyorki insanın evrimine karşıyım. bu çok saçma evrim yoksa tamamen yoktur varsa insan bunun dışında olamaz. ayrıca ayetlerden bilime ulaşmaya çalışmasıda çok sakıncalı…kuran bir rehber kitaptır ışınlamaya inanıyor hocamız ama bilimsel olarak imkansız. bunun gerçekleşebileceğini belkısın tahtından yola çıkarak izah ediyor oysa ordaki durum insanın ışınlanması olarak değerlendirilmemeli. görüntü ve ses transferi olarak açıklasaydı yeterli olurdu. ama celal şengör diyorki o zaman ben burada ne konuşuyorum ama aynı celal şengör açıklayamadığı bir olayı çok güzel bi şekilde milyonlarca yıla havale ediyor nede olsa bu hiç bir zaman gözlenemeyecek yani mantık şu; celal şengör taktığı gözlüklerinin milyonlarca yılda meydana geleme ihtimalini sorsalar idi acaba bu soruya celal şengör ne derdi acaba…yani ilahiyatçının yaptıgının aynısının değişik versiyonu….öğrenci diyorki ruh varmı tabiki var senin bilgisayarın her türlü aksama sahip ama asla tek başına bişeye karar veremez sen ne yüklersen sadece onu yapar. dolayısıyla onun ruhu yoktur ama bütün canlılar aleminin ruhu vardır… diyorki aynı öğrenci yaratılışa inanmak metafiziktir. metafizik görmediğin birşeyin varlığına inanmak ama bu mantıksız değil ki seni yaratan birinin varoldugunu bilmek son derece mantıklı ve ıspatlı birşey nasılki herşeyin bir sahibi yapanı var öyleyse aynısı senin içinde geçerli bundan daha iyi ıspat olurmu hiç….din bilimle çatışıyor demek çok saçma o zaman insanın yaratılış gayesine ters çünkü insanın yaratılma sebebi allahın azametini kudretini kendi ilmiyle kavrayıp yaratana boyun eğmesidir yani kainatın anlaşılması için insan yaratılmıştır. öyleyse nasıl bir terslik var bunu anlayamadım hem ilim bütün müslümanlara farz olmasın rağmen….

  • hakan diyor ki:

    yaratıcının yaratıcı olurmu hiç yaratıcı herşeyi yaratan sonsuz doğurmamış doğurulmamış o dur..zaten hem neden yaratılmış olsun yaratılmışsa allah olmaz o mahluk olur hem zaten bu soru mantıksız çünkü bu sorunun cevabını sonsuza kadar uzatırsın o zaman hep birbirini yaratır ve hep birbiriyle mücadele eder ve karmaşık bir durum olur neden herşeyi yartan birinin olması bu kadar zor geliyor yoksa kafamı basmıyor… sen diyorsun ki trenin en ön vagonunu kim çekiyor yada devlet başkanının başkanı kim arkadaşlar böyle soruları lütfen bırakın

  • isimsizlik.. diyor ki:

    Yaratıcının yaratıcısını sormak biraz mantıksız. Ben tarafsız bir görüşteyim. Dine inanıyorum ancak aksini ispat edilemediği için inanıyorum veyahut dayatıldığı için inanıyorum ve araştırıyorum. Sormak istediğiniz sorunun cevabını bir çok yerde araştırdım. Yaratıcının yaratıcısı kimdir ? .. Buna kendi yorumumu ekleyerek bir cevap vermek istiyorum. İnsanoğlu beyininin %90 civarı bir bölümünü kullanmamaktadır. Şu an kullandığımız beyin ile yaratmak eğer var ise bunun bir sonu olduğunu düşünmemize yöneltmektedir. Çünki bu zamana kadar hiç birşey yoktan var edilemedi ( Şahit olduğumuz ). Ancak insan beyininin %100 lük bir kısmını kullanabiliyor olsaydı belki bize yaratmak veyahut bir tek yaratıcının olması mantıklı geliyor olabilirdi. Aynı şekilde bir yaratıcının yaratıcısı olsaydı bu bir kısır dongüye girerdi. Dünya yoktan kendibaşına var olabiliyorsa , yaratıcınında var olması muhtemel değilmidir?

  • atmaca diyor ki:

    bir mekanik saat düşünelim

    onda birbirleriyle alakalı çarklar vardır

    akrebin dönebilmesi için yelkovanı dönderen çarkın dönmesi gerekir.

    o çarkın dönebilmesi için başka bir çark
    onun döenebilmesi için de başka bir çark daha dönmelidir…

    bu durum böyle gider ve pil de sonlanır.

    pil çarkların dönmesini sağlayan enerjiyi karşılar ve başka bir çark tarafından döndürülmeye İHTİYACI YOKTUR.

    ve o çarkların şuurlarının olduğunu düşşünelim..

    o çarklardan biri pili kim dönderiyor diye sorsa, bu soru çok saçma olur.

    o çarklar ne kadar düşünsede pili kavrayamazlar.

    ve bizler var olmak için yaratılmaya ihtiyaç duyarız.
    ve sınırlı beynimizle yaratılmaya muhtaç olmayanı düşünemyiz

    ama beynimizle allahın var olduğunu ilim ve hikmet sahibi olduğunu öğrenebiliriz.

  • ercan diyor ki:

    Ahan burada da bir sürü cahil yorumu. Sizin teoriniz nedir? Teori nedir önce onu bir tanımlayalım. Herhangi olgular arasında önce bir kesit alınarak birtakım iddialar ortaya atılır. Buna hipotez aşaması denilir ve konunun kapsamı bu şekilde belirlenir. Hipotezden önce de türlü tezler ortaya atılmıştır. Sonra bu hipotez için gerekli deney ve gözlem olasılıkları anlatılır. Dolşayısıyla ortaya iddia atmakl ile gerçek olsaydı dünya da fo lara da, şeytanlara da,ejderhalara da inanan vardır öyle olmaz. Bunlar sınanır ve ve bu sınama sonucunda aksi bir kanıt bulunamamış,tersine lehinde sayısız kanıt mevcut ise buna artık teori denilir ve bilimsel bir gerçektir.

    Bilimsel gerçekler teoriler kapsamında açıklanırlar. Örneğin kıtaların kayma teorisi, Atom teorisi, Evrim teorisi, İzafiyet teorisi gibi. Teorinin türkçedeki manası günlük dilde iddia ile aynı anlamda kullanıldığından ötürü sıradan insan aklına gelen her fikri ve inancı teori olarak adlandırır fakat bu yanlıştır. Teori kanıtlara dayalıdır aksi halde hipotez olarak kalır.

    Hipotez eğer sınandığında aksine sonuçlar göstermiş ise, o hipotezden vaz geçilir ve yeni bir hipotez kurgulanır.

    Dincilerin anlamadığı inançlarının bilimsel çalışmalara referans teşkil ettiğini zannetmeleridir. Oysa Allah ın varlığı tamameen kişisel seçime bağlıdır ve sınanamaz. Sınanamaz çünkü bir inançlı aksi ispatının varolabileceğine inanmaz. Dolayısıyla da her aksi fikri yok sayarak kendi iddiasını salt bir kutsal kitaba veya geleneksel inanca bağlı olarak kesinliğe tutarken, karşı fikri de aynı ısrarcı tavrı ile yok saymaya uğraşır.

    Ancak evrim teorisi bilimsel bir gerçektir ve dindarın neye inandığından bağımsızdır. Bu noktada herkesin dini veya put u kendine denilebilir. Ancak herkesin bilimi kendine değildir. Elinizde kanıt olmadan kesinlik iddiasında bulunamazsınız ve bilimde kesinliğin hiç olmaması tanrının varlığını kanıtlamadığı gibi, tanrının varlığına duyulan inanç hipotez bile olmayıp salt kişisel seçime bağlı olduğundan ötürü, tamamen dogmadır ve bilimsel düşüncenin bir alternatifi olarak sunulamaz.

    Gelelim yanlış argümanlara.

    Metafizik olarak evreni tanrının yaratmış olduğunun kesin olduğu argümanı.

    Metafizik indirgeme doğa olaylarını insan biçimci bir şekilde tasvir eder. Çamuru kurutup heykel yapıyor olabilmeniz tamamen size özgü bir davranıştır. Aynı şekilde bir şeye benzetemediğiniz kayanın bir anlam ifade etmesi için size benzer veya sizin yaşam biçiminizde manası olan bir şekle sokulması gerekmektedir. Dolayısıyla bu noktada kendi yaşam ereğiniz için bir form u düşünmeden, daha önemlisi o formu oluşturacak materyale sahip olmadan (burada şekilsiz kaya) bir şekil oluşturamazsınız. Dolayısıyla da karşımıza evreni düzenleyen tanrının onu düzenlerken neyi düzenlemiş olduğu ve düzensizliğin ne olduğu sorusu karşımıza çıkar. Çünkü evrenin ötesini bilmek mümkün olmadığı,zihinsel süreçleri oluşturan karmaşık kombinasyonların bütünselliği yani beymin işlevlerini oluşturan nöron kombinasyonları hiç bir şekilde evrensel yasalardan bağımsız işleyememektedir, onun zorunlu birer parçasını oluşturmaktadırlar.

    İkinci sorun, insanın kendi yaşam dinmamikleri açısından mitolojik varsayımlar ortaya atarak kitlesel olarak bilmediklerinin yerine bu kafadan atma imgelerin kesinliğinde olan ısrarıdır. Evreni neyinveya kimin yarattığı sorusu yanlış bir sorudur. treni insan yapar çünkü doğa yasalarını ölçüp biçmiş ve belli bir amaç için kullanmıştır. Ancak uçak ile kuş aynı sürede,aynı şekilde ortaya çıkmaz. Kaldı ki hayatında hiç kuş görmemiş olsaydı insanoğlu uçak yapmak aklına bile gelemeyecekti çünklü kanat yapısının havayı nasıl kaldırdığını bu sayede öğrenebilmiştir.

    Ancak bir kuşun oluşumu anlık değildir. Milyar yıllık organik evrimin aşamalarından sadece bir tanesidir. Siz istediniz diye yoktan ne evren ne kuş çıkar. Şapkadan tavşan çıkaran ilüzyonist sadece tavşanı sizin göremeyeceğiniz şekilde şapkanın içine yerleştirmiştir, yoktan tavşan yaratamaz. Evrende de hiç bir şey yoktan varolmamıştır. Yokluk, evrenin eskiden olmadığına inanmaktır.

    Bu noktada ise devreye izafiyet teorisine bağlı kanunlar devreye girer. Aynı evrim teorisindeki genetik sürüklenme ve doğal seçilim kanunlarında olduğu gibi. İzafiyet teorisine göre zaman kavramı fiziksel bir niceliktir ve varlığının ön koşulu, birbirine göreli hareket eden maddesel cisimlerin niceliksel ifadesi ile anlam bulur. Yani madde olmadan zaman olamaz. Zamanın olmadığı bir zaman ise sonsuz zaman öncesidir ve bu sonsuzluk bugünün perspektifinde 1 saniyenin içine sıkışmış gibi görünse de bu bir matematik ihmal konusudur. Gerçekte 13 milyar yıl önce evren yoktan patlamamıştır çünkü zaman oluşmadan önce önce sorusunnun gerçek bir manası da yoktur dolayısıyla bu nicelik sonsuza ıraksar ve evrenin başlangıcı denilen kavram zaman bağlamındaki anlamını yitirir. Yani zamanı oluşturam şey pozitif maddenin birbirine göreli hareketinin hangi konumdan ve hareketten bağıl olarak izlenmiş olduğuna göre değişir çizgisel bir başlangıç noktası bulunmaz. Işık için zaman daima durgundur yani sonsuza dek bulunduğu andadır, ancak madde için hızı sabittir. Erken evrende ise anti madde yani evrenin tersine bir paralel zaman oluşturan anti atomların etkinliği de madde etkinliğine sabit,anti madde gerçek olduğu halde madde açısından sanal olduğundan ötürü evrenin başlangıcı ile sonu, varsaydığımız tüm evreni gerçek kabul edersek, matematiksel açıdan 0 zamanda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla ne bir başlangıç ne de sondan bahsedilebilir çünkü bu kavramın kendisi göreceli bir zamanın uzay-zamandaki yerel bir konumsal ifadesinden doğmuştur.

    Gelelim diğer yanlış argümana. Tesadüfen hiç bir şey olmaz birinin düzenlemesi gerekir argümanı.

    Bu biri insandır ve kayayı kendine benzettiğinde ya da onu kullanıp sütuna dönüştürerek bir bina inşa ettiğinde düzenli olduğunu söyler. Düzen yanışlsaması tamamen evreni anlaşılır kılmak içindir ancak bu evrenin düzenlendiğini kanıtlamamaktadır.

    Eğer güneşi sabit varsayıp, gezegenlerin yörüngelerindeki sapmaları elde ettiğinmiz verilerle matematiksel bir sabite göre indirgeyip en yaklaşık modeli oluşturamaz iseniz uzaya uydu gönderip yörüngelerde tutunamazsınız. Çünkü gerçekte güneş sabit değildir bağlı bulunduğu galakside hareket halindedir ve bu gezegenlerin eliptik yörüngesine de neden olur. Ancak güneşin bağlı hareket ettiği yerel grup galaksilerinden samanyolu galaksisi de daha büyük bir başka dizgenin hareketi dahilinde yer değiştirmektedir.

    Bütün bunları tek tek hesaplamak mümkün değildir. O teknik henüz yoktur ve olduğunda da muhtemelen daha başka sorular ve daha geniş bir evren perspektifi ortaya çıkacaktır. Tıpkı 1000 yıl öncesinde zannedildiği gibi evrenin güneş sisteminden ve görülebilen yıldızlardan ibaret olmadığı, o yıldızların da küçük olmadığı gerçeğinde olduğu gibi.

    Bu nedenlerle bilim modeller ortaya atmak zorundadır. Modeller her şeyi açıklayamaz doğadaki belirsizliğin altında ne olduğunu bilmek hem mümkün değildir hem de o belirsizliğin altında gerçekleşenler insanların yaşam dinamiklerini doğrudan etkilememektedirler. Örneğin izafiyet gerçektir kanıtlanmıştır. Hız artarsa uzay-zaman görelilik odağını değiştirdiğinden yavaşlar; ancak en hızlı giden uçakta bile bu oran saniyeden çok çok küçüktür ve beklenmedik bir değişime neden olmaz.Bizi de tkilemez ve uçaklarda bu nedenle izafiyetten çok neyton ilkelerinin bilinmesi önemlidir. Ancak yıldızlar arası yolculuk yapma aşamasına gelindiğinde tam tersine Einstein ilkeleri önemli olacaktır. Dünyada her şey yerçekimine tabidir ve kendiliğinden bir şey havada durmaz. Ancak dünya dışınsda ise bunun tersine herhangi maddenin durgun olarak sabit konumda olması imkansızdır. Dünya da bu harekete bağıl olsa da dünyanın hareketine bağıl olarak yaşayan yaşamayan her şey bu hareketi algılamak için dünya dışına bakmak zorundadır. Hatta bu da yetmez ve bu nedenle insanlar doğal olarak bin yıl önce gezegenlerin, güneşin ve yıldızların etraflarında döndüğünü sanmışlardır. Çünkü galilei nin klasik görelilik ilkesi gereği hareket eden bir nesnedeki diğer nesnelerin onun hareketinden bağımsız olması mümkün değildir. Düzgün ivmeli bir hareket eden asansörün uzayda mı, yörüngede mi yoksa dünyada mı olduğunu anlamanız imkansızdır. Tıpkı evrenin ne olduğunu evrenin içinde varolmuş varlıklar olarak dışarıdan baktığınızı var sayarak anlayamayacağınız gibi. Tabi burada zaman paradoksu da devreye girer ve tamamen evrene bağlı kalırsınız evreni bir kutu,onu da kutuyıuu yapan mimara bağlamak, doğanın bilmediği varlık koşullarını insan biçimine indirgeyen mitolojik bir bakış açısıdır, fiziksel gerçeklerle bağdaşmaz.

    Bu bakımdan evrimin iki ana ilkesini tekrar anlatmakta fayda vardır. rastgelelik ve doğal seçilim.

    Rastgelelik aslında son derece trajik bir konudur. İnsan aklının egosunun bilime zıt olarak nasıl kendi merkezinde düşünebildiğini gösteren bilimsel bir gerçektir.

    Eğer elinize aldığınız bir avuç misketi havaya fırlatırsanız isminiz yazmaz. Kayaya rastgele vurarak şekil oluşturamazsınız. Kumları savurarak da şekil oluşmaz. Daktilo tuşlarına rastgele harfler bastığınızda kelimeler, cümleler, hikayeler, romanlar meydana gelmez.

    Buradaki garip bir alışkanlık ki inancın şartlandırdığı beyinler böyle söylemektedir, bunun sebebinin rastgele hiç bir şey olmamasına bağlarlar. Oysa gerçekte olan budur. İstediğiniz kadar deneyin anlayabileceğiniz bir şekil oluşmaz bu yollarla. Demek ki buradan çıkması gereken sonuç doğayı istediğimiz şekle getirebilsek de bunun bir geçerliliği yoktur.

    Peki madem rastgelelilik ile hiç bir şey olmuyor anlayabileceğimiz; bütün bu şeyler nasıl oluşmuş?

    İşte bilimsel soru burada başlar. Nasıl ile. Eğer ortaya yoktan bir yaratıcı figür atarak tüm her şeyi bu tek bir şeyin iradesine bağlarsanız nasıl sorusunun cevabını bulamazsınız. Bunun nasılını insani eylemlerinizi genele yayarak açıklarsanız bu bilimsel buluş getirmez fantazi ve mitoloji olur. Evreni şunun ya da bunun düzenlemiş olduğu iddiası hiç bir şeyin nasılını açıklamaz. İnsanın ve canlının kökenini de insanı ve canlıyı yoktan şu yaratmıştır diyerek anlayamazsınız. Bu sadece teselli verir zayıf iradeli zihinlere. Çünkü sıradan insanın düşünmeye pek vakti yoktur günlük yaşam zor, okumak herkes için değildir ve üstelik o öleceğini de bilir ve korkar. Dolayısıyla nasılı boşverir ve kafasından sebep uydurarak açıkladığını varsayar.

    Bilimin modelleri gelişmeye açıktır çünkü kesin şöyledir demez bugüne dek bunlar anlaşılabilmiştir der. Ancak din kesin benim dediğim doğrudur buna inanmayan akılsızdır, yoldan çıkmıştır, kafirdir,katli vaciptir diyebilir ve mevcut siyaset de bu anlayışa uygun ise istenildiği şekilde bu anlayışlar kitlelere zorunlu ahlak ve itaat dersi olarak okutulabilir.

    Doğada bir ortamda rastgele karıştırılmış bir miktar oksijeni ve hidrojeni tepkimeye sokarsanız oksijenin oluşumunda etkili olan atomik süreçler ve aynı şekilde hidrojeninkiler aralarında bağ yapacak şekilde bir araya gelirler. Çarpışmalar rastgeledir fakat suyun oluşumu sonrasında su molekülü için söylenen şeylerin hiç biri ne oksijen ne hidrojen ne de 2 hidrojen x oksijen özellikleri şekilde betimlenemez. Tamamen farklıdır ve devreye polarizasyonlar,bağ yapısı, kararlılık, korunum vs bir çok özellik girer ve su molekülü yani H2O ne hidrojene ne de oksijene benzer davranış gösterir. Su moleküllerinin davranışına bakarak 0 santigrat derece üstündeki bir su kütlesinin, okyanusun köpüklerinin ve dalgalarının açıklamasını da yapamazsınız. Çünkü sayısız ilişki bir arada iken o haldedir. Tıpkı galaksilerin düzenli görünen hareketi gibi.

    Bunun dışında hidrojen ile helyumu karıştırırsanız hiç bir şey olmaz helyum bir asal gazdır ve hiç bir başka atom ile ortak harekete dönüşmez.

    Yıldızların çekirdeklerinde oluşan asal gazlar ve ağır metaller dışında bir çok hafif elementin bu şekilde bir araya gelme ve molekül oluşturma özellikleri mevcuttur. Bunların tamamı organizmalarında tamamında ortaktırlar. Karbon, Azot, kalsiyum, fosfor, hidrojen, sodyum, potasyum vs vs.

    Eğer bir gezegende sıvı su oluşmuş ise su her türlü yüksek enerjili ışını yani bizim suyu saydam görmemize neden olan görünür ışık dışındaki tüm ışınları absorbe eden özelliğinden ötürü hem bir enerji yüksek ortama hem de her türlü reaksiyon için sıvı olmasından ötürü çok uygun bir kimya fabrikası elde edilmiş olur.

    Bunun sonrasında meydana gelecek ısı değişimleri neticesinde sayısız reaksiyon gerçekleşecektir. Her reaksiyon ürünü sonrasının nedenidir. Çünkü bir molekül bağının açılması için daha yüksek enerji gerekmektedir. Dolayısıyla bir molekül elektron durumunun simetrisine yani kararlılık durumuna olan eğilimi ölçüsünde çok sayıda başka molekülü de kendine bağlayarak basit fakat daha uzun zincirli molekülleri su içersinde katalizleyebilecektir.

    Bu noktada bu konuda yapılan sayısız deney ile bugün için ilkel bir su ortamında veya bugün veya eskinin atmosferik ortamında kendiliğinden bu uzun zincirli moleküllerin,önceden bir tasarım gerekmeden ortaya çıkabildiği gözlenmiştir.

    Bu noktada bir çok rastlantı etkilidir ancak bu rastlantılardan bazıları seçilir ve öncülünden daha karmaşık yapılar ortaya çıkmaya başlar.

    Aminoasitler birer molekül gibi davranarak bir araya geldiklerinde yeni bağlar oluştururlar ve proteinler oluşur. Proteinler ve yağ molekülleri oluştuğunda suyun içinde zarlı yapılar oluşurlar. Bu zarlar içine sayısız farklı molekül daha katılır ve başka reaksiyon ürünleri için başka bir kimya fabrikası oluşur.

    Bugünkü çok hücreli canlıların tamamını oluşturan gelişmiş hücreler,ilkel hücrelerden yani bunların bir aradaki yaşamlarından oluşmuşlardır. Mitokondrilerin riketsia sınıfından birer bakteri olduğu DNA analizleri sonucunda da gösterilmiştir, zaten hücre içinde sentezlenemezler. Yine bugünkü organizmmaların tamamı aşama aşama oluşmuşlardır ve basit kimyasal süreçlerin canlı denilen özerk zarlarla iletişiminden itibaren hızlı bir evrime uğramışlardır. Canlının reaksiyon hızı çok fazladır çünkü çoğunluğunu su oluşturur ayrıca zarlar vasıtasıyla bu reaksiyonlar daimi bir hal alır ve mevcut ürünler ve enerji yine bu zar içinde muhafaza olduğundan yeni reaksiyonları katalizlemektedir.

    Bütün bunların sonucu olarak elementleri bir kazanda karıştırarak insan doğuramıyor olmanızdan ötürü evrimin geçersiz olduğunda ve tesadüfün olanaksızlığında ısrar etmek boşunadır. Çünkü birincisi tesadüf birbirine eşit bağımsız olasılıkların ihtimallerinden oluşmaz doğada. Yani bir reaksiyon oranı mevcuttur misketlerin çarpışıp savrulması ile atomlarınki birbirine benzemez. Misketler bu noktada soygazdırlar ancak soygazlar genelde uçucudur ve organizmanın içeriğinde bulunmazlar ve de kullanılmazlar.
    İkincisi rastgele karıştırdım elementleri tavşan çıkmadı demek pek akıllıca sayılmaz. Çünkü dünyanın bugüne dek geçirdiği aşamalar bir kapalı kapta gerçekleşmediği gibi bir kaç saat veya yıl da sürmemiştir. Canlı evriminin,dolayısıyla insan DNA sının tarihi daima hayatta kalabilen ve yeni genlerle geleceğe aktarılmış olanlar varolabildiğinden 3,5 milyar yıldan daha eskidir. Yani her birinizin DNA sı siz kaç yaşında olursanız olun milyarlarca yıllık bir kimyasal organik sürecin izlerini taşımaktadır. Evrim teorisinin asıl kanıtlarını da bu türden genetik analizler oluşturmaktadır. Jeolojik nedenlerle fosil kanıtlar ise sadece bu teorinin ortaya çıkmasında ve farklı yoldan destekler sağlamakta kullanılmaktadır.

    Bir diğer yanlış argüman da düzen kavramıdır. İnsan denen memeli hayvan düzenli değildir. İçersinde milyarlarca can beraber yaşayabildiği ve bugüne kadar tüm dış olumsuzluklara rağmen varlığını koruyabildiği için seleksiyona uğramamıştır o kadar.

    Düzen denilebilecek tek düzen evrenin rastgele düzensizliğidir. Organizma kendi sınırında varlığını koruyabildiği sürece dağılmaz ve enerjisini kullanmayı sürdürür. Onu oluşturan enerji ve madde alışverişleri varlığının sınırlı alanını koruyamayacak kadar düzensizleşmek zorundadır çünkü hiç bir şey daimi değildir. Dolayısıyla bu enerji madde reaksiyonları eksilen yerlerini tamanmlayamaz hale geldiğinde tüm sistem dağılır ve doğal ölüm gerçekleşir.

    Diğer yanlış argüman düşünüyor oluşumuza duyduğumuz şaşkınlıktır.

    Bu noktada şaşıracak bir şey aslında yoktur. Dindar bakış açısı işine geldiği gibi bakmaktadır sadece. Örneğin bir arının beşgen yuvasını görünce veya karınca kolonisinin düzenini ona düzen diyerek mimari tasarım gözüyle bakmakta ve doğayı kısıtlı olan kendi mimari tasarım mantığı ile özdeşleştirerek mükemmel dizayncı,sonsuz akıl uydurmaktadır.

    Sonsuz akıl akılsızlıktır, sonsuz mimari veya mükemmel mimari tasarım, tasarım değildir. Rastgeleliğin ve seçilimin toplam sonucudur.

    Bunu açıklamak için önce dinci bakış açısının eleştirisini yapmmalıyız.

    Ona göre arıların mükemmel peteği,kuşun yönünü bulması, karınca kolonisinin düzeni bu varlıklar akılsız olduğu için bir tanrı tarafından proglanmıştır ondan öyledirler. Oysa program mantığı zaten inbsan aklının ürünüdür bilgisayarlarda ruh olmadığının söylenme nedeni onun belli birtakım işlevlerle sınırlandırılmış ihtiyaçların kesin ilkelerle tasarlanmış olmasından ötürüdür. Yani makineler zaten önceden tasarlandıkları için iradeleri yoktur bunun nedeni insan tasarımı olmalarıdır.

    Tabi burada dinci bakış açısı işine gelmediğinde hayvanları akılsız ilan edip,insan yapımı makine gibi anlattığı halde, ruhu da tanrıya mal edip salt insanı ayırmakta kullanması ve karınca kolonisinin düzenine, hayvanların uyumuna ve kendsisinin düşünüp tasarım yapabiliyor oluşuna şaşırması gülünçtür.

    Karıncalar da yukarıda anlatılan basit sistemlerin toplu düzensizliğinin neden olduğu görece karmaşık yapı özelliklerini sergilerler. Yani emergence olgusuna uyarlar.

    Nasıl ki su molekülü oksijen hidrojenden hareketle anlaşılamıyor,su molekülü okyanusu anlatamıyor ise biyolojik karmaşıklık da düzenden değil düzensizlikten ötürü var olan bir yapıdır.

    Karıncalardaki akıl nerededir? Bu konu araştırılmıştır. Hiç bir yerdedir. Ayrıca hepsindedir. Çünkü karınca sadece feromonları izler. 3 5 karınca bir arada iken herhangibir kordinasyonun olduğu düşünülmez. Rastgele hareket halindedirler. Bu sayı 100 ü 1000 i bulsa da hemen hemen aynıdır. Ancak kolonileribn belli bir eşik sınırının olduğu anlaşılmıştır. Örneğin 10 000 e yaklaşıldığında karmaşık bir korrdinasyonun olduğu gözlenir. Çünkü her bir yeni karınca öncekilerin oluşturduğu yaşam sistemine uyum sağlamak zorundadır. Dolasyısıyla da 10 binlerce karıncanın bir arada yaşadığı kolonilerin mükemmel bir dizynı olduğu düşünülür oysa tersine bu karmaşık ilişkilerin devamlılığının sağlanması zorunluluğu nedeni ile düzen varmış gibi görülmektedir. Ancak bu önceden varolan bir plana göre işlemeyip tamamen rastlantısaldır.

    Aynı şey insan beyni içinde geçerlidir. İnsan beynini şempanze beyninden ayrı kılan kısım ön lobu oluşturur ve aynı zamanda insan beyni en hızlı iletim sağlayan ve en fazla dallanmış olan miyelinli gelişmiş nöron hücrelerini hem en çok oranda hem de miktar olarak diğer canlılardan fazla ölçüde barındırır. Ancak bu çok gelişmiş hücrelerin her biri tüm diğer sinir hücreleri ile de iletimn sağlarlar çift taraflı (feedback) çalışırlar. Dolayısıyla her biri 10 000m diğer nöron ile bağlantı sağlayabilen bu dev santral sisteminde aslında olup biten bazı impulslar gönderip almaktan ve kimyasal olaylardan ibarettir. Buna rağmen belli bir alanda sayısız kombinasyonun topyekün sonucu olarak sinir sistemi gelişmiş canlılara,onların aşırı nöron aktivitesi işe hafıza ile ilişkili imgelem, yani kendisine yansıyanın bir nevi fotoğrafını çeken kamera gibi yüksek karmaşıklıktaki doğa olaylarını işleme yeteneği kazandırmıştır.

    Kolonilerin alt sınırı olduğu gibi görece düzenin neden olduğu karmaşıklığa eğilimin bir de üst sınırı mevcuttur. İnsan populasyonu bu imgelem ve alet yapma yeteneğindeki gelişme ve aktarma yeteneği sayesinde bir medeniyet yaratmış olsa da medeniyette varolan düzensizliği de engelleyememekte sürekli yenilemektedir. Fakat medeniyetin organizma oranında koordine olması da daha karmaşık dizgelerden oluştuğu için daha zordur. Beyni oluşturan işlevsel nöron sayısı yarı yarıya azaltıldığında veya karınca kolonisi 1000 karıncaya düşürüldüğünde bu koordinasyon önce yavaşlamakta ve sonra aniden dağılmaktadır. Aynı şekilde 1 milyar karınca da aynı ortamda koloni oluşturamaz ve kendi kendini tüketir. Dolayısıyla insanın nöron sayısı şu ankinden çok daha fazla olabilmesi için, zeka evrimi için bağlantı biçiminde veya sinir hücrelerinde bugüne dek memelilere ve oradan insana gelene dek olduğu şekilde bir evrimleşme zorunluluğu mevcuttur. Aksi halde bunun alt ve üst sınırı olup şu anki hali ile bugünkünden 100 kat nörona sahip bir beyin düşünemeyecek, dengesiz karmaşıklığa düşecektir.

    Aynı durumu kentler,ülkeler ve uygarlık için düşünebilirsiniz. Bugünkü insan aklı denilen şeyde bireylerin zorunlu aktivitesi geçerli olduğu ve tek neden olduğu halde,bu bireylerin birinin eksilmesi veya artması Michael Behe nin akıllı tasarım saçma hipoteazinde Darwin e karşı önerdiği gibi herhangi bir bozunmaya yol açmaz. Çünkü rastlantısaldır, tasarım mantığı ile çalışmaz. Organizmalardan insanların oluşturduğu en küçük birimlerden uluslara ve en son medeniyete kadar tüm birimler arasında varolan ilişkiler bütünü onun düzenli bir şekilde işleyebilmesine neden olur. Bakteri kamçısındaki motor bozulmaz ancak doğayı kendine göre sınırlayan tasarım mantığındaki tek vidanın eksikliği statik ve değişmez bir yapı olduğundan onun bozulmasına ve işlememesine neden olmaktadır. Bilgisayarların iradesi yoktur çünkü sadece komutları işlerler. Orrganizma ise kendi komutlarını oluşturur, çünkü boşluklar daima doldurulmaktadır.

    Bir DNA kendini kopyalarken aslında sadece kimyasal olarak ortamdaki sayısız olasılıktan sadece uygun olan bazlar ayrılan zincirlerde ana zincirin karşısına gelmektedirler böylece iki ayrı zincir kodonlardan, iki ayrı DNA sentezlenmektedir ki buna da kopyalanma denilir. Gerçekte ise bozunan sistemin yeniden ortamdaki materyallerce rastgele doldurulmaya çalışılmasına rağmen sadece belli bazların bu kalıcı bağları oluşturabiliyor olmalarıdır.

    Evrim in ana dinamiğğini de bu yeni katılımlarla ilerleyen son derece karmaşık değişimller belirlemektedir. Herhangi canlının niteliksel açıdan değişimi çok basit değişimlerin üst üste eklenmesinden sonra görülebilir. Bu değişimler değişen çevre koşullarının etkisiyle zorunlu olarak gerçekleşirler. Dolayısıyla birbirinden izole olmuş,gen aktarımı kesilmiş bütün türler uzun süreçte alt türlere ve farklı türlere ayrılırlar. Bunların türleşmesini belirleyen ise kromozomnlarda meydana gelen aşoırı farklılaşma nedeniyle birbirlerinden döl alış verişi yapıp yapmamaları durumunu belirler. Dolayısıyla Zebra, eşek, at türlü kısır yavrular doğurabilir veya aslan kaplan. Çünkü hem çok çok farklı ortamlarda aşırı farklılaşmamışlar hem de yakın zamanda ayrılmışlardır hala yavru verebilmektedirler. Oysa şempanze ve insan için böyle bir şey olanaksızdır belki sadece yaşasaydı veya da yaşadığı dönem için neandertal ve sapiens arasında böyle bir yakınlık bulunabilirdi.

    Bu konulardaki prehistorik araştırmalar sürekli yeni bulgular karşımıza getirmekte ve teorinin aksine kanıt bulunamadığı gibi dincinin çürüttüğünü zannettiği bir çok veri ile de kanıtlanmaktadır. Dindar bakış açısı ise yeterli jeoloji,vcoğrafya, fizik,biyoloji, arkeloji eğitimi almadan salt dogmatik baktığından bu bilimsel gerçekleri kavramaktan çok uzaktadır. Ona bir balina fosili gösterirseniz bu balina der evrim geçirmemiş. Eğer ata türünün fosilini gösterirseniz bu sefer yine bu başka canlı işte demek ki evrim yok der ve aradaki ilişkiden çok kendi dogmasının boş iddiaları ile karşı çıkmaya çalışır. Oysa bildiğimiz kadarıyla herhangi bir kutsal kitapda varolan ayetten hareketle insanların buluş yaptığına rastlanılmamıştır. Genellikle kutsal yazıtlar yuvarlak laflardan oluştuğu için her bilimsel buluş ortaya çıktıktan sonra dini kesim bu buluşu kabul etmek zorunda kaldığında zaten bu kitapda yazılmış önceden demektedir. Ancak bilimsel özgür düşünce olmadan da onu kendisi bulamamaktadır her nedense. Çünkü bilimin ispat için salt iddiaya ve inanca ihtiyacı yoktur evrim teorisi din değildir inanılmaz. Yerçekimine veya atom teorisine inanmasanız da o vardır o yüzden teori diye geçer kafadan atma kanıtlanmamış iddialar teori olamazlar bilimsel literatürde.

    Oysa dinin tek desteği kişilerin o dine olan bağlılığıdır bunun dışında herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu nedenle de küfürbaz,saldırgan,sansürcü ve sinirli tavırlarla gerçek bilim insanlarıonı boş laf kalabalşığı üretip ortaya hiç bir alternatif sunmadan salt din propagandası vasıtasıyla yenebileceği yanılgısına sahiptir. Ancak bu doğal olarak imkansızdır kitabın birinde Hz. Ömer güneşe kızmış güneş kaçmış,Muhammed koca ay ı dağa indirmiş yazdı diye bu cisimlerin gerçek boyutları değişmez. Yani güneş yeryüzünden elinize aldığınız balçıkla sıvayamazsınız evrim karşıtlarının kökten inançları kullanarak tek yaptığı şey budur.

  • ercan diyor ki:

    kısa yorum mu yapmak lazım anlamadım ki bunca teori nedir evrim teorisi nedir,atom bombası kafasına düşmeden atom teorisini anlamayacak ve Harun Yahya gibi kişileri bilim uzmanı sayan ve soru sorduğunu eleştirdiğini laf ile teori çürüttüğünü zanneden anlayışa karşı. Çıkmadı yorum illa kısa yazacaz heralde ama kısa yazılcak konu değil bu teori ülkemizdeki komedi buradan başlıyor. He he evrim yok, Celal Şengör den adam olmaz, her şey kuranda yazılıdır. Zaten yazılmamış ise yanlıştır, yok yazılmış ise zaten bilime gerek yoktur. Çok da bilirsiniz,bir tek siz bilirsiniz müslümansınız ya doğuştan, erdiniz her konuda.

  • ercan diyor ki:

    son söz bir de. Saatleri çarkları onu bunu bırakın bunları yapabiliyor oluşunuz sadece milyar yıllık evrim içersinde alet yapma ve bildiğini geleceğe aktarabilme özelliğiniz sayesinde ötesi değil. Evren bir saat çarkı gibi işlememektedir çünkü çarklar sabittir oysa evrende hareket en küçük noktaya kadar sürer ve küçüklüğün ve büyüklüğün sınırını onu anlayan zihnin sınırları oluşturur. Bizler birer nokta bile değiliz evrende. Dünyamız bir nokta güneşin yanında ve onoktanın yüzeyine tutunan sayısız baloncuklardan öte değiliz Güneşi küçük görürken bir daha düşünün veya dünyayı. Çünkü sanal olarak ne büyüklükler düşünsenizde gerçekte ölüm ile son bulacaktır ve insan için bu sonsuzluktan kopuş anı ölümdür ve onu istememesi de hayatta kalma ısrarıdır yani hayvansaldır. Ancak aslında bir kopuş olmaz çünkü varoluşu da onun içinde gerçekleşebilmniştir. Evrenin dışı yoktur, olsa da biz orada değil buradayız tüm zihnimiz ile birlikte.

    Peki sonsuzluğu reddedip yerine bir duvar örerek adını sonsuz iradesi olan tanrı koymak neden akılcılık sayılmaktadır dinci zihinde? Çünkü o kendinden sıyrılamamıştır henüz ve her şeyi tek kelimeyle anlamlandırmak istemektedir. Ölecektir ve ölmeden önce sonsuzluğun ödülünü arzulayacak kadar da yaşamsal gerçek arzularından uzaklaştırılmıştır tarih boyunca. Dolayısıyla sonsuzluk bir belirsizlik ve ötelenme olduğundan ötürü tasarlanamaz ve tanrının doğduğu yer sonsuzluğun reddedilip onun sıfatı yapıldığı yerdir. Oysa tanrı isimleri gibi her şey ve sonsuzluk kelimesi de gerçek anlamından bağımsız birer imgesel semboldür. Tanrı sonsuzdur demek anlamsızdır. Sonsuzluğun bir kavram olarak sınırı yoktur. Ona tanrısal isimler verilmesi boşunadır ve insanın herşeyi kendi aynasından değerlendirme hastalığından doğmadır.

    Sonsuza dek neden gidemez kim evrenin sınırına gitmiş ve dönmüştür,bugünün evreni hakkında kimin kesin fikri vardır? Yoksa siz big bang e inananlardan mısınız? Ancak klasik big bang teorisi şişme teorisi ile dfeğişmiştir ve bugün sicim teorisi modellenme aşamasındadır ve üzgünüm ama CERN deneyleri big bang teorisinin big bang kısmının teoriden çıkarılma zorunluluğunu doğurmuştur. Tek bildiğimiz uzak galaksilerin daha hızlı uzaklaştığı, evrende bir fosil denilebilecek daimi bir radyasyonun varolduğu ve kökeni madde veya enerji ile açıklanamayan, bilinen evrenin %96 sını oluşturan karanlık madde ve karanlık enerjidir.

    Muhtemelen daha kapsamlı, daha karmaşık bir model ile kuantum izafiyet, kütleçekimi teori haline getirilecektir ve adı belki bir başka temel oluşum teorisi olacaktır. Bu da yeni gelişmeler getirecektir. Evrim olgusu değişimin ve birbirine bağıl uyumun geçerliliğinin kanıtlarından doğmuştur. Evrim teorisini çürütemezsiniz boş laflarla ve inançlarla. İnançlarınızı da ispatlayamazsınıoz aynı şekilde isteyen allah der isteyen mallah isteyen de her şeyi yaratan pembe unicorn dur der. Bu aşırı andropomorfik mitolojik iddialar bir gerçek ifade etmez aralarında fark yoktur. Alimlerin eski kitaplardan mana çıkaran skolastik felsefeciler olduğu çağ çok gerilerde kalmıştır. Celal Şengör din adamları ile tartışıyor ise bunun nedeni topluma olan saygısındandır. Yoksa bir din adamının Darwin hakkında atıp tutması bilim dünyasında sadece mizah konusudur. Din alimleri bilim adamı değillerdir kendi kendilerini alim ilan etmiş adamlardır, toplumun dini değerlere olan kökten bağlılığı sebebi ile.

    İstediğinize inanın. Ama inandıklarınızın tek gerçek olduğu noktasında boş iddialarda bulunmak için bilimi kullanmaya kalkışmayın. Yoksa daha çok düşünürsünüz müslüman türk halkının insanları olarak, neden batıya yaranmak, gelişimi,teknolojiyi ondan öğrenmek zorunda kaldığınızı. Heralde İsa ya dua ederek çıkmadılar ay a. Kök hücre ne bilmiyorsunuz bile. Ama evrim olmadan bu fikirler de değişmiyor maalesef çünkü bu tekniklerin kökeninde bu fikirler önemli bir yerde bulunuyor.

  • hakan diyor ki:

    ercana bişey söylemek lazım hangi internet sitesinden aldığını bilmiyorum ama bi yerden kesip yapıştırıp buray bişeyler ekleme kendine saygın olsun biraz…bu yaptığını herkes yapar biride başka yerden alır yapıştırır.. bunlar bana aitde deme o düşünceleri paylaşabilirsin normaldir ama kendine güvensizliğin had safhaya çıkmış dostum…
    1. evrim bir teori değildir bir hipotezdir ercancım iyi öğren bunu evrim şu dünyada sınanamıyor neden anlamıyorsun ve bu sınanamayan bir şeye niye bu kadar yapışıyorsun…kraldan çok kralcı oluyorsun.bizim allah inancımıza laf söylüyorsun kendi doğrularınla yaşıyorsun…
    2.evrim müthiş bir masaldır. çünkü her ara geçişi bir masalla izah eder. ister kabul et ister etme…
    3.bilimde herşey sınanır doğrudur yani şu demek; görmediğim şeye inanmıyorum demek istiyor…ama benim görmemem olmadığının ıspatı değildir ercancıım…
    4.hem allaha inanmak demek bilime zarar vermezki herşeyin bir sahibi demek bilimle alakalıda değil bir bina yapılmışsa bu binanın nasıl yapıldığı bilimdir ama bir yapan var demek bilimsel açıklamaya ihtiyaç bırakmıyor…kaldıki allaha bırakmazlarsa işte öyle herşeyi bir saçmalıkla izah etmeye çalışır aynı şengörün otlardan kafasını kaldıran primatların doğuşunu açıklamaya çalışması gibi…
    5.şu dunyada insandan başka akıl ve irade sahibi başka bir canlı yoktur.. ama bir bitkinin yapmış oldugu glikozu dünyanın bütün bilim adamları yapamıyor. demekki bitki bunu yapmıyor yaptırılıyor ha şunu diyelim herşeyin bir mekanizması vardır ancak onu yapan biri vardır yoksa bir bitkinin haddinemi glikoz sentezlemek…
    6 ne kadar izah etsende kapalı gözü açamassın. ayette buyurdugu gibi kulağı var duymaz gözü var görmez ağzı var söylemez. aslında kuranı kerim burda çok güzel birşeyi izah ediyor kuran özürlü insan olarak bedensel özürlüleri değil zihinsel özürlüleri kastediyor…yaratıcısını görmeyen bir insandan daha özürlü insan olurmu…

  • atmaca diyor ki:

    evrimi savunanalar yaratılaışa inanan bizleri hor görüp cahil olduğumuzu söylüyorlar.

    ama bakın
    londra üniversitesinde edmund j. abrose ne söylemiş:

    ”jeolojik araştırmaların bugun gelinen safhasında, jolojik kayıtlarda, yaratılışcıların ALLAHIN her türü ayrı yarattığı düşüncesine ters düşecek hiçbir bulgu YOKTUR.”

    bilim artık yaratılış gerceğini kabul etmiş ve londra da bile
    bioloji derlerinde BİLİNÇLİ YARATILIŞ konusu anlatılmaya başlanmış.

    artık sizde yobazlığı bırakın ve İslam’ı kabul edin.
    ruhunuz ve kalbiniz va aklınız huzuru bulsun.

  • philo diyor ki:

    ercan neyton kim hacı :)

    hakan ercan o yazdıklarını kopyala yapıştır yapmamış yapsaydı newton yerine neyton yazılmazdı :) zaten senin gibi kara cahil olmayan standart bir insanın beynini onun yazdığı gibi basit şeyler kurcalıyor bende yazmaya kalksam birkaç katını yazarım ama biliyorumki tek kelimesini bile doğru dürüst anlamassınız size birşeyler anlatmak için taaaaa bilgi felsefesi olayından başlamamız gerek varlık olayını zaten anlamazsınız :)

  • hakan diyor ki:

    philo kardeş :D ben beklerimki ercan kendini savunsun sen onu niye savunuyorsun…yoksa o senmisin :D ayrıca newton u neyton ile yazmış onumu aradında buldun şimdi sana desemki bir baskı hatası olmuş galiba cevap vermiş olurum…ama biz öyle dökümanları zaten yeterince zorlada olsa sınıf geçme pahasına okuduk yani anlayacağın heryerimiz evrim oldu öss de bile çıkan sorular bunun üzerine doğal olarak biz konunun içeriğini gayet iyi biliriz sen müsterih ol…. yoklama serbest…ama anlayamadığım şey şu ki bu yaradılış fikri neden bu evrimcilerin bu kadar uykusunu kaçırıyor. mademki yanlış oldugunu düşünüyorlar neden bu kadar korkuyorlar…neden yaratılış fikri bu kadar etkili… amerika da bile halkın %80 i darvine inanmıyor ama şaşırdıgım taraf şu ki bu kadar propoganda yapılmış yapılmasına ama neden bu kadar başarısız olunmuş….aslında korkunun ecele faydası tabiki yok…bilimde yeni çığır açılıyor allahı anan bilim adamları çok yakın zamanda sayıca artınca böyle konuşulmayacak merak etme. o köşeleri zamanında iyi tutmuş olan darvinciler yavaş yavaş önce türkiyeden sonra dünyadan kademe kademe ayıklanacaklar. bir hoca evrime inanmasada üniversitede barınmak için mecburen evrimci görünüyo çünkü daha başta yükselmesi engelleniyo. yazıların darvinci ergilerde yayınlanmıyo her yeri çok iyi ele geçirmişler ama bu durum sadece geçici bir durum zaman gelir tersine döner herşey insanlar ilmin gayesini daha iyi anlarlar…bir şey rica edicem o begenmedikleri harun yahyanın eserlerini kendini şahsen pek hazetmesemde hazırlanan kitaplar çok özenli bir şekilde hazırlanmış tek tavsiyem şudur ki korkmasın okusunlar bir kere okusunlar 2 kere değil sadece 1 kere ondan sonra konuşsunlar…bak biz çok demokratız hepsini okuyoruz korkmuyoruz sizde biraz cesur olun bu kadar kitap okumaya düşkün bu arkadaşlarımız harry potter okuyacklarına bir solukta okusunlar merak etmeyin çok akıcı hiç sıkılmassınız gözleriniz fener gibi açılır dünyayı net bişekilde görmeye çalışır hayatın o felsefecilerin işin içinden çıkamadığı gayesini anlamaya başlarlar gayesi olmayan bir hayatta yaşamaktan hiç kimse lezzet alamaz…hele en büyük gayesi sadece dünya ile sınırlı olan arkadaşlara acıyorum ölüm ne kadar kötü bişey.. bir defa ölüyorsun hayatın bitiyor bu çok acıklı bir film..gelelim diğer boyutuna ya varsa boyutuna. işte onu söylemek istemiyorum açık kitapların uyarıları bu kadar bariz ortadayken gözler o mahşerde hadi kalkın artık denildiğinde, toprak annemizin bağrından kalkıp burası neresi diyeceğimiz yer geldiğinde o arkadaşlar galiba şaşkın şaşkın bakacaklar yanlış anlamayın sevinmiyorum sadece üzülüyorum… diyeceğimiz şu bu kadar aklınızı esir etmeyin hür olun galiba en büyük sorunda bu hürriyet kavramını tam olarak kavrayamama…

  • philo diyor ki:

    Hayır cevap vermiş olmazsın eğer o yazdıklarını biryerden almış yapıştırmış olsaydı yazısında özellikle bilim insanı isimlerinde kolay kolay hata olmazdı ben buna değinmek istedim eğer onun veya aenin yazdıklarına komple cevap yazmak isteseydim ortaya bir kitap çıkarmış olurduk ancak kimsenin bukadar vakti olduğunu düşünmüyorum.
    döküman okumaktan araştırmaktan bahsediyosun sen o dökümanları nasıl okumuşsun kimse sana evrim katiyen vardır şöyledir böyledir diye bir dayatmada bulunmuş olamaz çünkü bu bikere bilim etiğine terstir ama git şu bilimsel teori nedir neyle ilgilidir öğren gel denmiş olabilir oda senin vazifen zaten
    Son cümlelerinde kurduğun fantezilere cevap yazmak gereği bile duymuyorum kim kimin uykusunu kaçırıyomuş kim üniversitelere sızıyomuş üniversiteler bilim yuvasıdır metafizik öğelerin tartışıldığı yerler değil bi kere bilmekle inanmak arasındaki ayrımı yapmak lazım dedimya ta bilgi felfesinden başlamamız lazım diye hem H.Y nin kitaplarını evrimci bir bilim adamı baştan sona enaz 10 kez yazmıştır çünkü bir bilim adamı kendi teorisini herkesten çok çürütmeye çalışır

    Evrime inanmak diye birşey katiyen yoktur sen einstein in izafiyet teorisine tapıyormusun mesela tabiki hayır bir teoridir günün birinde doğruluğu yada yanlışlığı ispatlanır yerini daha iyi bir teoriye bırakır.Evrim teorisini tutupta herhangi bir kutsal olduğu düşünülen kitaba göre tartışmak kadar anlamsız birşey de olamaz H.Y kitaplarında evrimci bilim adamlarının yazılarını çalıp laf cambazlığı yapmaktan başka birşey yapmıyor bende birkaç kitabını okudum birkaç kasetini dinledim hep fasafiso evrimi öyle bir anlatıyoki sanki evrim dine karşı geliştirilen alternetif bir çaredir bir nevi ateizmdir dinsizliktir evrim herhangi bir bilim insanının inanç olarak umrunda bile değildir bilim insanı evrim teorisini yanlışlamaya ve doğrulamaya çalışır sebeb ve sonuçlarını gözlemler işine bakar mesela edison ampulü bulmak için 999 tane deneme test yapmış hepsindede teorisini yanlışlamış çevresindekiler ona zavallı gözüyle bakmış ama o sonunda ışığa ulaşmıştır asıl zavallının ona zavallı diyenler olduğunu ispatlamıştır.
    Kaldıki evrim islamiyetle çelişmez hristiyanlıkla filan çelişebilir ama islamiyetle değil çünkü muhammed öyle bir kitap hazırlamıştırki tüm semavi dinlerden daha mantıklı ve bilime daha yakındır üstelik nereye çekersen o tarafa anlam vermektedir bu bence muhammedin dehasından kaynaklanmaktadır muhammede göre tanrı zamandan münezzehtir zaten zamanı o yaratmıştır her an a karışıp her an a müdahale edebilir o halde onun tanrısının yarattığı şeyler bir an da yaratılmışta olsa doğru bize göre birkaç milyon yılda olsa doğrudur çünkü tanrıya göre tüm anlar zaten tek bir an gibi olacaktır bu sebeble yaratılış aşamasına evrim dendiğinde islamiyete göreki yaratılışla evrim çelişmemekte bilakis örtüşmektedir evrim zaten yaratılışa alternatif bir teori değildir evrim başlangıç sürecini açıklayan bir teori yaratılış başlangıcı açıklamak isteyen bir düşüncedir ancak bilimin konusu olması için erkendir.Burdaki asıl kötülük yobazlık hatta küstahlık din adamlarının bilim adamlarının işine müdahale etmesidir bu kesinlikle yanlıştır hiçbir insan kendi inançları öyle diye başka insanlara hakaret edemez ben muhammedin peygamberliğine inanmadığım halde ona saygı duyuyorsam inançlı insanlarda bütün bilim adamlarına saygı duymak zorunda muhammede soytarı diyemeyeceği gibi darvine yada herhangi bir bilim adamınada dememeli hemde bilim insanının ne demek istediğini anlayıp dinlemeden onun teorileri hakkında hiç konuşmamalı boş gevezeliklerde bulunulmamalıdır

  • hakan diyor ki:

    darvinin kişiliğine falan saygısızlık yapmıyoruz fikirlerine karşıyız. ama hata şu.evrim edisonun lambayı buldugu gibi birşey değildir canlıların türleşmesi olayını kabul etmiyoruz allah evrimle de canlıları yaratabilirdi ama yaratmadı … kainatın kademe kademe nasıl oluştugunu reddetmiyoruz hatta kuvvetle muhtemel inanıyoruzda ama insanın ortak bir canlıdan meydana geldiğinin bilimsel bir ıspatı yok kuranı kerim hak kitaptır adem ve havvanın başka canlıdan meydana gelmeyeceğini söylüyor ilk yaratılış bu. nasılki bing bang ilk yaratılış buda ilk yaratılış. ilk hücre ilk yaratılış. ilk enzim ilk yaratılış… sonraki olaylar zaten birbirine bağlı onu söylüyoruz merak etme sorun şu: sizler zannediyorsunuzki inançlı insanlar bilime karşı öyle bişey yok siz diyorsunuz bize biz yoobazlığa karşıyız işte tam ona karşıyız bizde bilimsel yobazlığa karşı çıkıyoruz sınanmamış bir hipotezi bilim diye yutturmaya çalışanlara itiraz ediyoruz…bilim etiğinden bahsediyorsun ama bilim etiği diye bişey olmadını üniversitede sen okuyorsun bunu aslında görmüş olman lazımdı zaten bilim ediğimiz olmadıgından aşırma dosyalarla ülkede profesör olunuyor..hristiyanlığı katma hristiyanlar ne dediklerini bilmiyor önce evrim karşıtıidiler şimdi papa tescilli evrimci oldular ilerde her an yaratılışa geçebilirler zaten hristiyanlıktaki asıl sorun allahın kitabına insan eli değmiş olması yani ruhbanlık onlar allah adına karar alabiliyorlar oysa muslumanlıkta kaynaklar kurana ve hadislere dayanır… dinlerin ortak yönleride vardır bak o bahsettiğin dinsel evrim vardır ama bunu başka bişeye çekme lütfen insanoğlu ademden beri vahiyle sayfalar ve kitaplar iniyor bu kitaplar efendimizden öncede vardı zaten efendimiz için çok zeki adamdı diyorsun ama efendimiz hz musanın hz isanın söylediğinden başka bişey demiyor farklı bir iddia ile gelmiyor sen zeki diyorsun biz peygamber diyoruz farkımızda bu zaten ama bu nasıl bir zekadır acaba insanlar sahip oldukları alışkanlıkları kısa bir sürede değiştirebiliyorlar bu kadar kolaysa madem şu anda dünyada o kadar kötü alışkanlış var neden o kadar kampanya yapıyorlar neden o kadar para harcıyorlar… hem kuran allah kelamı değilde beşer kitabı ise bu kadar kolaysa o zaman çıksın biri bir kitap yassında insanları sürüklesin bakalım tabiki kepaze olmayı düşünmüyorsa…hem efendimiz her insandan daha çok sıkıntı çekmiştir bşka insanlara zorluk çıkarılmasın diye sırf efendimize emir olunan ibadetler vardır bir insan çıkarda kendine ağır gelen bişeyi kendi kitabına koyarmı bu akıl işimi…ilgimi çeken bişey daha vardı prgramda hristiyanlardan bir kaç papaz kuranı kerimdeki çelişkileri bulacak bir komite kurmuş bu çok enteresan demekki kuranın ışıgından çok rahatsız oluyorlar inşallah çalışmalarını tamamlarda ortaya koyarlar iddialarını hem kaldıki geçmiştede böyle şeyler denendi ama başarılı olunamadı…bence yoruldular aslında bu papazların komitesi kuranın hak kitap oldugunu ortaya kendiliğinden koyacaklar…

  • vicdan diyor ki:

    philo ve berf e sesleniyorum.
    insan gözünün üstüne bir yumruk yiyince kendinden geçecek kadar aciz.
    kainatta bir zerre kadar bile cüssesi yok. hey sen yemeden içmeden hayatta kalamayan zavallı, ve yiyince de o pisliği çıkarmak zorunda olan. hadi bana yoktan bir kum tanesi yarat.yada soru sor .çünkü bu daha kolay. bende sana sorayım bi tane,kendinin olmadığını düşün dünyanın olmadığını kainatın olmadığını düşün yokluğu bana bi anlat.
    bırak varolanların şekillerini.bana uzayın çıkışı ne tarafta onu göster.yada bilim adamlarına sor onlar söylesin.
    siz ister inanın isterseniz inanmayın ve hayatta yaşam kurallarınızı kendiniz belirleyin böylece özgür olun yemede içmede kazanmada harcamada erkekle yada kadınla birlikte olmada kimse size karışmasın.
    kuralsızca yaşayın…….

  • philo diyor ki:

    Hala anlamıyorsunuz kimsenin darvinin kişiliği ile ilgili bir sorunu yok kendisini tanımamda fazlada hoşlanmamda kimsenin umrundada değildir çoğu dahi zaten kişilik bakımından arızalıdır kolay kolay topluma ayak uyduramaz ancak herhangi bir kimse ortaya bilimsel bir görüş koyduysa ortaya konulan bilimsel görüş hakkında dine dayanarak bilimseldi değildi diye yorum yapılamaz o kişinin yorumuna ve yorumundan dolayı kendisine hakaret edilemez.
    Muhammedin peygambermi yoksa filozofmu olduğu konusuna hiç girmiycem ancak bir konuda hem fikiriz zamanındaki çok geri kalmış bir toplumu ve bazı toplumları kendi yöntemleriyle çağ atlatmıştır ama bunun akabinde onun yöntemleri kullanılarak o toplumlar tekrar geri bırakılmıştır çünkü fikirleri bilimden çok metafizik içerikli olup evrime ayak uyduramamıştır geri kalmıştır.Bu bakımdan muhammed yaptıkları açısından değerlendirildiğinde çok büyük bir deha ve çok iyi bir insandır hatta yeryüzüne gelmiş geçmiş en büyük dahilerdendir ancak ilahi mistik bir gücü yada ilişkisi olmasına imkan yoktur.
    Bir konunun bilimsel olup olmadığına karar vermek için ilk önce bilim felsefesi konusunda biraz kafa yormak sonra bir nebze olsun biraz bilimin içinden bir insan olmak lazım siz kimsinizki tüm canlıların ortak bir atadan geldiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur diyorsunuz nerden biliyorsunuz bunu söyleyebilseler zaten bu konuya hayatını adamış evrimci bilim adamları söyler.Hem madem bilimsel kanıt yoktur diyorsunuz evrimin araştırılmasından niye bu kadar rahatsızsınız insanlar araştırmak öğrenmek istiyor buda en doğal hakkımız yaptığınız mahalle baskısı ayıp birşey siz bu baskıyı yapıyorsunuz diye bazı teorilerimizi araştırıp bazı teorilerimizi araştırmıyacazmı sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.Bilim insanları olayları kitabına uydurmaya çalışmaz olayları açıklamaya çalışır hristiyanın kitabı müslümanın kitabı bir refarans değildir bilimin konusu bile değildir sizin yönteminiz ise tam tersi çevrenizdeki bütün olayları kitabınıza uydurmaya çalışıyorsunuz.Bilimsel yobazlık diye birşey yok yobazlık olan bilimsel olamaz çünkü bilim sorgulamanı ister sorgulanabilinir ispatlanabilinirle ilgilen der.
    Ve tarihte hiçbir bilimsel teori %100 kesinlik kazanmamıştır bilimsel kanunlar bile yıkılmıştır teori senin sandığın gibi kesin katiyen doğru olan şeyleri vadetmez bu bilimsel bir fikirdir araştırılabilir der uygulanabilir der Oteoriyi araştırmakla yanlışlamakla ve doğrulamakla yeni bilgilere ulaşırsın ama o düzenli bilgilerin bilimsel olması için şartlar vardır sorgulanabilir olması somut delillere dayanması yanlışlanabilmesi gibi şeyler gerekir evrim teorisinde hepsi mevcut canlıları araştırabiliyosun sorgulayabiliyosun jeolojik biyolojik fiziki kimyevi matematiksel bir sürü somut ve soyut bilgi belge ve delilin var bunlara dayanarak bütün canlılar ortak bir atadan gelmemiştir diyebilirsin bütün canlılar ortak bir atadan gelmiştir diyebilirsin yada bazısı şöyle gelmiştir bazısı böyle gelmiştir bunları ispatlayarak idda edebilirsin ancak şunu bilmelisinki senin iddalarında % 100 doğru olmayacaktır olaya pragmatis olarak yaklaşırsak araştırma yaptığın sürece öğrendiklerin ve yeni ürettiğin bilgiler yanına kar kalacak ve bilime katkı sağlayacaktır bilim dediğin şey böyle işler ama hiçbir aşamasında kitap peygamber olayı yok yani bunu ister kabül et ister etme bilim budur bilim tamı tamına laiktir.
    Vdip not olarak gelecekte bilimin bütün dinleri yalanlıyacağınada inanıyorum bu tabiki benim iddam ve bilimsel değil
    Vicdan da amma bilimsel konuşmuş mesela bakın hemen çaktı gözünün üstüne yumruğu aha bak ne kadar acizsin bide varlık felsefesini iki üç cümleyle yedi bitirdi tanrıya bağlayıverdi helal olsun valla :D

  • atmaca diyor ki:

    philo
    tam bir evrimci çünkü müthiş demagoji yapıyor.

    biz bilimin evrimi desteklemediğini avrupadaki bilim adamlarının ağzınzan naklediyoruz o bunu hiç bir kanıt göstermeden aksini iddia ediyor.

    biz bilimin islamla çelişmediğini yine bilim adamlarının sözleriyle söyleyip
    kuranın mucizelerinden (hz muhammed(sas) öümünden sonra keşfedilen gerçeklerin kuranda yazılı oması)
    bahsederken o konuuyu saptırmak amacıyla bilim felsefesinden konu açıyor.

    bilim e başlarken tabiki din baz alınmaz, ama araştırmalar sonucunda dinin gerçek olup olmadığı anlaşılabilir.

    misal:
    denizlerin ayrı olduğunu keşfeden kaptan, bu araştırmasında baz almamıştır ama araştırmalarının sonucunun Kuran da yazılı olduğunu görünce İslamı kabul etmiştir.

    yine; gökyüzünün genişlemekte olduğu, ve atmosferin 7 katmandan oluştuğu, zamanın izafiyeti bilimsel çalışmaların ürünüdür, ve bu araştırmalar din için yapılmamıştır.

    ama bu araştırmaların sonucunda elde edilen bilginin Kuran da olması
    islamın hak olduğunu gösterir.

    yani; bilim diinden bağımsız olarak başlar; ama bilim dini bulabilir.

    ayrntılı bilgi için bknz:
    http://www.kuranmucizeleri.com/film.html

    http://www.harunyahya.org/bilim/hy_bilime_yol_gosterir/bilim0.html

  • hakan diyor ki:

    1.philo arkadaşım kanıt olmadıgını söylüyoruz kafamızdan söylemiyoruz kanıt bulması gereken biz değil evrimi savunanlardır zaten kanıt aramak için çok çalışıyorlar dünyada aramadıkları kayaç kalmadı her yeri aradılar hatta daha ileri giderek uyduruk kafatası hazırlayıp müzelerde sergilerdiler sonra yine bilim adamları sahtekarlığı da ortaya koydu…
    2.konuşmalarda şöyle bi mantık geliştirityorsunuz diyorsunuzki bilimadamlarının hepsi ateist yok böyle bişey nivtonda galilede aynştaynda inançlı kişiler hiç bişeyin tesadüfi olamayacağını söylüyorlar demekki bu bir inanç meselesi kimiside yazık onlaraki inanmıyorlar
    3.diyorsun ki efendimiz o dönemde çok büyük başarı sağlamış ama devir geçti diyorsun ama bir filozof olarak m.ö yaşayan kişilerin fikirlerini ortaya atıyorsun yani efendimizden çok önceki şahısların sözlerine itibar ediyorsun. demekki böyle bir mantık yanlış mantık…
    4.kaldıki insan her yerde insan insanın evrimleştiğinin bir örneği yok..bak yeryüzünde o kadar insan var bir tane insandan başka bişeye dönüşen bir kişi yok zaten böyle bişey kalıtsal bozukluk sayılıyor. yani şu insan ömrü 70 yıl dogup büyüyüp gelişiyor insanların bugun öğrendikleri geçmişte takrarlanan hadiselerdir. tarih kitapları bunlarla doludur..bugun en zeki insan yeryüzünde yalnız kalsa hz. ademden fazlasını yapamayacaktı…
    5. birde medeniyet denilince aklınıza nedense hep teknoloji geliyor teknolojiyi medeniyet demek değildir.avrupa amerika teknolojik olarak ileridedir ama bir sürü sosyal problemlerle uğraşmaktadır. madem bu kadar akıllılar neden sosyal meselelerine çözüm üretemiyorlar
    6.evrimcilerin çalışmasından rahatsız olan yok merak etme neden evrimi dayatıyorlarda okullarda yaratılış fikrini yasaklıyorlar madem ki kendine güveniyorlar o zaman serbestçe insanlar propogandalarını yapabilmeliler.ama fransadaki okullar bundan çok rahatsız oluyorlar atesit ideolojilerinin bitmesinden korkuyorlar zaten hakikat güneş gibidir illa ortaya çıkar…
    7.evrimciler çok enteresan insanlardır en çok kullandıkları argumanlar bilim adamları öyle diyor hangi bilim adamı karşındakini konuşturdunmu konuşturmadın yada bilimsel karşı çıkışlara neden cevap vermiyorda sadece laf atıyor öncelikle sorulan sorulara cevap versinler…
    8. celal şengör diyorki yaratılış olması için bu kadar sperm ve yumurtaya ihtiyaç yok madem allah yapıyor 1 sperm 1 yumurta yeter diyor demekki çokluk olması şans yüzdesini artırıyor dolayısıyla şans varsa allah yok diyor…iyide hayatın kuralını yaratan koymuş sen koymuyorsun herşey sebepler zincirine bağlı dışarda rüzgarıda fırtınayıda veriyorsa ki bunların ekolojik görevi ayrı öyleyse bu şartlara uygun yeni donanımlarıda bu canlılara yüklüyor…yani herşeyin bir sebebi var ama sebep yaratıcı insan değil yani bir fabrika var fabrikada montaj hatası bir iki ürün çıkıyor diyorki bunlar niye böyle iyide bu fabrika hatası olması fabrikanın sahipsiz oldugunumu gösteriyor tabiki göstermiyor sebepler sadece bir perdedir perdenin arkasını gören görür görmeyen de görmez…zaten biz hayatın imtihan olduğunu düşünüyoruz öyle olmasaydı zaten herşey apaçık ortaya konurdu o zaman herkes inanırdı o zaman da kıymeti kalmazdı.
    9. kaldı ki insansız bir hayatın kocaman bir kainat için hiçbir anlamıy yoktur. çünkü kainatı anlayacak tek varlık insan o da olmadımı ne gerek var bu dünyaya demekki bu özelliklervarsa insanın boşu boşuna burda değil var bi maksat zaten öyle bir maksat olmasaydı insanların diğer canlılardan ne farkı kalırdı farkını geçelim dahada inerdi. işte mesele de bu arkadaşım

  • hakan diyor ki:

    efendimizden sonra herşey geriye gitti diyorsun ama bunuda yanlışbiliyorsun efendimizden sonra tam 1000 yıl islamiyet dündaya hüküm sürmüştür osmalıya bak anlaşılır zaten ha osmanlıya sakın bahane falan bulma… 600 yıl süren bir çınardır. zaten sen bahne bulsan da elin ecnebisi hayran hayran bakıyor. müslüman ülkeler gerilemiştir doğrudur. yanlış kaderci anlayış belkide sana hak verdiğim konu budur. zamanında gavur icadı diyenler vardı teknolojiye karşı çıkanlar da oldu ama bunu kimse islama bağlayamaz..islammı dedi teknoloji almayın islammı dedi yatın hiç bişey yapmayın. öyle algılayanlar varsa islamın suçu ne…islamiyette farzı kifaye vardır yapılması gereken bişey varsa onu toplumda kimse yapmıyorsa herkes sorumluluk altına girer bu büyük bir ihmal ama o zamana kadar müslümanlar hep önde gitmeye alışmış zannedilmişki bu hep böyle devam edecek zaten o mantık olsaydı efendimiz uhud savaşında kaybetmezdi. hep kazanırdı hiç çile çekmezdi varmı böyle 3 kuruşa 5 köfte. varmı çile çekmeden başarı kazanmak…eğer bugun bizim inançlı insanlarımız dünyanın 115 ülkesinde binbir sıkıntıyla okullar açıp o yolda ölüyorsa ve bu okullar o ülkenin en iyi okullarıysa 300 kişilik kontenjana 3000 kişi müracat ediyorsa ya onlar kafalarını peynir ekmekle yemişler yada ortada muazzam bir çalışma var peki bu çalışmanın kökü nereye dayanıyor imana dayanıyor misyoner okullarının bırakıp kaçtığı yerlerde türk marşı okunuyor..işte sorunumuz da bu zaten iman zayıflayınca geri gidiyorsun ileri gitmiyorsun…ayrıca bişeyi hep merak ederim ateist insanların B planı varmı yani ya varsa diye sorduklarında ne hissediyorlar çok merak ediyorum sonuçta insanız her insanda akibet ile ilgili endişeler var endişelerinle başbaşa kaldıgında ne hissediyorsun.. imtihan bitti hadi kalk dediklerinde ne diyeceksin yanılmışımmı diyeceksin o soruyu bana soruyorsan ben zaten ölmüş olurum cevap veremem yoksa yani…ama benim açımdan bakınca bu soruya cevap vermesi gereken ben değilim. doktor diyorki hiç ateist hastam olmadı…olurmu hiç olmaz tabiki allah inançszılara kendini böyle hatırlatıyor ya ekmeğinden kısıyor ya dert veriyor yada başka birşey…demekki nimetlerin yokluğu varlığı hatırlatıyor. çocuğun elinden cep telefonu aldınmı anlıyorki bunu bana biri verdi alınmasa kendine ait zannedecek işte yokluklar arada bir bunu hatırlatıyor. hayatımız var onu bizden geri alacak. ne kadar acı gibi görünsede sonsuzluk düşüncesi insanda ebedi kapıları aralıyor.demekki biryerlerle çağırılıyoruz.hayat boyunca karşına hep kitap çıkmadımı hep çıktı okul okuyorsun kitap çıkıyor önceleri sorguluyorsun sonra algılıyorsun sonra memur oluyorsun karşına bu defa yasalar çıkıyor başka bişey oluyor karşına anayasa çıkıyor her seferinde bir kitap çıkıyor ve buna uymak zorunda oluyorsun yasa koyucuya itiraz da edemiyorsun eğer itiraz edersen ya okul hayatın bitiyor ya hapsi boyluyorsun kanuna uymadıgın için peki bu kadar en basitten en karmaşık meselelere kadar her şeyde karşına prensipler çıkıyorsa ben buna uymam diyemessin. muhakkak bu yazılı emirlerin bir mantıgı bir gayesi var. bu yüzden kuran var kainat sarayının kitabıdır kuran insan için inmiştir ve rehber kitaptır..hekes yaptıgının karşılığını bir şekilde alıyor eğer iyi analiz etseydin bazı şeyler öbür tarafa kalmıdığını görürdün. hiç kimse çalışmadan 100 almıyor zaten öyle birşey olsaydı o çalışan öğrenciler o hocaya isyan ederdi… ve herşeyin bir karşılığı var iyiliğede de kötülüğede de bir karşılık var çünkü öyle olması gerekir.çünkü adalet ister adalet sağlanmadığı yerde zillet vardır zillet yaratıcıya yakışmaz faturayıda nasıl keseceğini söylüyor. daha itiraz varmı daha sorgulamak varmı neyi sorguluyorsun ki kimi sorguluyorsun bize düşen dini sorgulamak değil bize emredileni yapmak bunların en birinciside zaten allahın ilk emri ‘oku’ oku ki rabbini tanıyasın gücünü anlayasın ve boyun eğesin

  • zehra diyor ki:

    bir kere darwinizm teori olmaktan öteye gidememiştir.Bilimsellikten bahsediliyor ama darwnizmciler bu konuda hiçbir kanıt ortaya koyamamışlardır.7 milyon yıllık bir evrim sürecinden bahsediliyor hala evrimin devam ettiği savunuluyor peki soruyorum bu evrim sürecini kanıtlayan ara formlara ait fosillere neden rastlanmıyor.aslında bu teorinin sahibi darwin bile buna bir cevap verebilmiş değildir ve bunu şu şekilde itraf ediyor: Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz… Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır.
    Charles Darwin, The Origin of Species: By Means of Natural Selection or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life, London: Senate Press, 1995, s. 134.

  • vicdan diyor ki:

    philo, yazıma cevap sayılmaz ama güzel espirili bi not düşmüşsün teşekkür ederim.bu yorumundan anlıyorum ki bilimin ilimin ve teknolojinin dışında bizim gaip dediğimiz ve inandığımız bazı değerleri kabullenemiyorsun.aslında akıllı bir insansın belli ama
    bizim hayatımızı allah dediğimiz şey, seninkini ise bilimi kullanan aklın yönlendiriyor. bu açıdan sana allahsız denir ilahsız denmez. (ilah kişinin hayat kurallarını belirleyici olandır)bu varlığı idda edilen allah olabilir yada kanun olsun kurum olsun akıl veya bilim olsun farketmez kişi hangisine uyarsa onu ilah edinmiş olur.
    sen ise aklı ilah edinmişsin, aramızdaki fark budur.
    örneğin biz cinsel ilişkiden sonra bütün vücudumuzu yıkarız allah emrettiği için.
    sizler ise aklınıza sorarsınız aklınız derki sadece ilişkide kullandığın uzvunu yıka.
    işte burada her ikimizde ilahlarımıza uyduk.
    bir misal daha vereyim : bizler maddi olarak karlı olduğunu düşündüğümüz halde allah yasakladığı için.faizli bir işe girmeyiz…
    sizler,aklınızla bilimi kullanarak matamatiksel bir hesap yaparsınız
    eğer karlı ise faizli işe girersiniz. buradada görüldüğü gibi ikimizde ilahlarımıza uyduk.tek fark ilahlarımız.
    sizden yorum bekleyeceğim. (amacım galip gelmek değil doğruyu bilmek)

  • vicdan diyor ki:

    zehra
    yorumunu sonradan gördüm ama sende bilirsinki allah doğruyu söylemekten asla utanmaz.(isminden dolayı bayan olduğunu düşündüğüm için)
    buradaki olay aslında evrim değildir üzerinde durulması gereken konu yaratıcı varmıdır yokmudur.
    yaratıcının varlığı çoğu kişinin işine gelmiyor ve sürekli teorilerle bunu kanıtlamaya çalışıyorlar. ama philo gibi insanlar perde arkasını göremeyip sahnedeki oyuna takılıyorlar.
    bizler evrimin bilimsel olarak kanıtlandığını görsek bunu kabul ederiz ve allahın böyle bir yaradılışla ve süreçle yarattığına inanırız. yani bizim açımızdan evrim korkulacak bir şey değil aksine allahın yaratmadaki yüceliği bir kez daha kanıtlanmış olur.
    ama burada yaratıcıyı ortadan kaldırıp firavun misali ilahlığını ilan etmek için mücadele eden sahte ilahlar var.
    philo ya diyorumki dikkat et bunlar adama pramit yaptırır.
    allaha kul olmayım derken bunlara kul olursun…..

  • philo diyor ki:

    Atmaca ben evrimci bir bilim insanı değilim ve herhangi bir kimsenin ağzından çıkma laflarla bilimsel nitelikli bir tartışma yapılmaz.O tartışmanın bilimsel olabilmesi için deneyler yöntemler gözlemler tartışılır henüz saçmalamaktan öteye gidememiş bir insansın kusura bakma ama sana bilim felsefesi bile birkaç numara büyük geliyorken senle herhangi bilimsel bir buluşu tartışacak değilim.

    Zehra darvinizm ne oluyor konumuz din ve bilim herhangi bir ideoloji değil bilimde darvinizm diye bir teoride yok evrim teorisi var bununla ilgili hiçbir kanıtın olmadığını söylemek cehaletinden kaynaklanıyor H.Y nin kitapcıkları yada din propagandası yapan siteler dışında da okunabilecek yüzlerce kitap ansiklopedi makale var biraz onlarıda oku.

    Ve belki birkaç defa söylediğim gibi darvin kendi teorisini yanlışlamaya çalışıyor bakın

    ”Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz… Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır.
    Charles Darwin, The Origin of Species: By Means of Natural Selection or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life, London: Senate Press, 1995, s. 134.”

    Bu adam bir yalanı yutturmaya çalışan bir insan değil teorisinin doğrularını ve yanlışlarını ortaya koyuyor büyükbir açık yüreklilikle hemde belki darvin zamanında jeoloji bilimi o kadar gelişmediği için o fosiller bulunamamıştı ancak bu gün herşey daha farklı günümüzde birçok ara geçiş forumu diye bilinen fosil mevcut ve yabancı müzelerde sergilenmekte

    Görüldüğü gibi bir bilim insanı son derece dürüsttür ama H.Y ve benzerlerinin propaganda kitaplarında iftiralar bu dürüstlük kullanılarak atılıyor işte adam teorilerinin yanlışlarını açıkladığı anda bakın itiraf etti kafir oluyor oysa o yanlışlar belkide o gün için yanlış görünenlerdir o yanlışlar o teoriyi hemen yıkmaz veya doğrular o teoriyi hemen kanunlaştırmaz tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi.

    Vicdan ilah tanımın yanlış ilah zamir allah ise sıfattır örneğin portakal bir meyvedir elma bir meyvedir bunların özellikleri tadı tuzu belirli şeylerdir ve o varlıklar sıfatsal olarak elma portakal diye adlandırılır ortak olarak adlandırıldıklarında meyve denir buda zamirdir ilah tanrı demektir allah ta bir ilahtır el-ilah ama özellikleri bellidir kısaca islamiyete göre tanrı yada ilah, allah tır
    yazının kalan kısmında ilah sözcüğünü doğru kullanmışsın diyecek sözüm yok ancak unutmamalısınki allaha inandığında otomatikmen kitabına ve peygamberine inanıyorsun demektir çünkü allah kitabı ve peygamberi olan tanrı diye bilinir.Ben ise sadece tanrıya inanıyorum benim inandığım tanrının sizin inandığınız allah gibi bir peygambere yada kitaba ihtiyacı olamaz.Kısaca siz benim inandığıma inanıyorsunuz fakat onu son derce küçümsüyor hatta yer yer tanrıya hiçbir şekilde bilinemeyecek sıfatlar yükleyerek ona hakaret ediyorsunuz.Birgün size sana benmi ben allahım dedimde hiçbir delilin olmadan bana o sıfatları yüklediğin diye sorarsa umarım verecek cevap bulursunuz.

    Ve son olarak hakan demogoji yapıyosun fetullahçı bir ideolojin var sanırım herhangi bir ideoloji benim alanım değil ben bilim ile ilgileniyorum anladığım kadarıyla bilimsel olarak H.Y gibilerin iftira kitaplarından öteye gitmeyeceksin ve sizin açtığınız okullarda bilim dışında herşey var.Newton eisntein galileo konusuna gelince onlar müslüman değillerdi ve benim inandığım gibi muhteşem bir tanrıya inanıyorlardı yeryüzündeki bilime yön vermiş çoğu insanda hep böyle olmuştur sizin gibi dindarlar tarafından susturulmak istenmiştir.Osmanlı devleti yine başka bir din sayesinde ilerlemiştir ortaçağ karanlık kilisede dindar adamlar bilim insanlarını katlederken bizim osmanlılar ilerleme fırsatı bulmuştur daha sonra dinlerinden vazgeçen batılılar dindar osmanlı devletini yıkmışlardır.Garip bişey bu din işte :)

  • Yolcu diyor ki:

    şimdiiii.. arkadaşlar yorumların hepsini taktir edersiniz ki okuyamadım… ama ortada şöyle bir durum var; birileri diyor “evrim..Tanrı yoktur…” birileri diyor;” tanrı var..evrim diye bişey olmaz..” ben de hiç bir şahsa özel olmaksızın fikrimi beyan etmek istedim….ben de evrim diye bişey olamaz,yaradılış vardır yani bir yaradan vardır diyenlerdenim……kii O var..failsiz bir fiil ve müsemmasız bir isim mümkün olmadığı gibi,mevsufsuz bir sıfat ve sanatkarsız bir sanat da mümkün olamaz…kainat bir sanat değil midir arkadaşlar..her bir kitap üzerinde onu yazan kişinin ismini bulundurmaz mı… evrimcilerin dediğini ben şuna benzetiyorum, ortada bir kitap var, evrimciler de diyor ki o kitap kendi kendine oluştu, kendi kendini yazdı…:)aklıma gözüme kulağıma kalbime hitap etmiyor… böyle bişey olabilirmi???..herşer zıddı ile bilinir diyoruz… evet kesinlikle madem ben faniyim ve herkes fani.. herşey akıyor ve gidiyor bunları fani eden bir baki olmalı değil midir..evrim bana hiç bir şeyi açıklayamıyor..evrimciler bana meyveleri nasıl açıklarlar mesela…”Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?” Kuran’da Rahman suresi bu soruy sorar durur…meyveleri,yağmuru,duyguları nasıl açıklarlar merak ediyorum…Kuran Allah’a inanmayanlara “inkar edenler” diyor… yani gördükleri halde kabul etmiyorlar…Üstlerindeki göğe hiç bakmazlar mı? “Onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiç bir çatlak da yoktur..” (kaf/6) güneş neden her sabah doğudan doğuyor, neden yolunu şaşırmıyor..??eyyy evrim sana soruyorum…!! bi de şunu çok merak ediyorum… evrim bana kadın ve erkeği nasıl açıklar…sonra onların birbirlerine duyduğu alakayı…??KurAn’ın bunlara hep bir cevabı var…dolayısıyla imanın; tanrı fikrinin..

    “O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır..”(yunus/67) gece ve günüdüzü açıklasın bakalım bana evrim…

    “..İman etmeyi kibirlerine yediremediler….” (yunus/75) işte evrimcilerin durumu bundan ibaretir…başka hiç bir şey değil….

    şimdi tabi evrimciler inanıyor evrimin doğru olduğuna… hem de sıkı sıkı…yani bu yüzden aslında yazdığımız çizdiğimiz şeyler onlara bişey ifade emiyordur…işte sadece başka bakış açıları sunuyoruz..

    bilimde mutlaklık diye birşey yoktur tabi.. doğrulanabilir.. ama yanlışlanabilir de… yanılabilirlik her zaman vardır…ama evrim teorisinin hiç bişey ispat ettiği falan yoktur…insan kafataslarına maymun çeneleri yerleşiip araform diye müzelerde sergileyen, demagoji hastalığı olan, yalancı bir varsayımdır…evrim tanrıtanımazlığın dolaylı görünümü olduğu için tanrıya inananlar olarak cevap veriyoruz işte…

  • FİKret Hakan diyor ki:

    19 mart gecesi programı izledikten sonra Allaha inanan biri olarak ne kadar az bilgili olduğumuzu farkettim.bizim için din örf ve adetten farksız olmuş .celal hocanın yanında oturan sayın ilahiyatcı hocamın görüşlerini daha iyi anlattığını düşünüyorum en azından inandığı şeyin arkasında duruyor ama bi yandan da kendi içinde çelişiyor yani tarafsız olarak yorum yapmak gerekirse celal hocanın tartışılan konuya ne kadar hakim olduğu ayrıca din biyoloji fizik kimya gibi konulardada bilgisi olduğu ve anlattığı konuları somut deneylerle ispatlama gücünede sahip olması inandırıcılık açısından çok önemliydi bence.ayrıca bu iki hocanın karşısında oturan ve ne dediğini anlayamadığım ayrıca bu konu hakkında 30 yıl önce kitap bile yazmış olsada benim fikrim o bu tartışmanın en lüzümsuz karakteri idi dikkatle izlerseniz ne demek istediğini kendi bile anlayamazken nasıl bizlere faydalı olmasını bekleyebiliriz.tarafsız olarak düşünebilen insanların bu programdan sonra kafalarında birçok düşüncenin değiştiğini umuyorum.bizde dinimize sahip çıkalım ama farazilerle değil bilimle. celal hocaya acayip saygım vardı bu programdan sonra dahada arttı.TÜRKİYENİN CELAL HOCA GİBİ EĞİTMENLERE İHTİYACI OLDUĞU TARTIŞILMAZ Bİ GERÇEKTİR.BİR TEK KİTABI OLAN İNSANDAN KORKARIM.

  • OkanDemir diyor ki:

    OKAN’A

    Peki ilimle dini bağdaştırmayım.İnsanlar bangır bangır bağırıyor kuranda insanların maymundan geldiğini gösteren hiçbir kanıt yok diye.
    Zannediyorlar ki evrim tamamen maymun insan ilişkisi üzerine yürütülüyor.Zannediyorlarki Darwin sadece iki canlı arasında bağlantı kurmuş.Peki hiçbirşey bilmeyipte sadece dinle olayları çözmeye çalışan bu insanlara ne diyorsun.Sen sadece yaşadığın zamanı yorumlayabilirsin bundan öncesi ve sonrasında neler olduğuysa bir muamma evrimde canlıların bu süreçlerden nasıl geçip günümüze kadar geldiğini ve milyonlarca yıl sonra nasıl değişiklere uğrayacağını araştıran bir bilim dalıdır.Evrim maymun insan mekanizmasını inceleyecek kadar küçük ve basit değildir.

    İlimle dini bağdaştırmayın demiyorum lütfen yazdıklarımı dikkat ile okuyun.Din diye bahsettiğimiz bizim nazarımızda İslam dini;okumayı araştırmayı reddetmeyen,ilmi reddetmeyen; ilk emri-bu noktaya dikkat çekmek istiyorum- OKU olan bir din.

    Herşeyi din ile açıklamaya çalışanlara gelince o insanların uygulamada referans noktası olarak aldığı odağın Kuran olmasıdır.İnsanların ataletlerinin İslamiyet in araştırma ve öğrenme konusundaki kesin emrinin farkında olmamasının sebebini din olarak görmeniz sizin hatanızdır .Ben sadece yaşadığım zamanı yorumlayacaksam bundan öncekini yorumlayamayacaksam bu bilim le de din le de akılla da çelişir.Karşılaştığı olaylara tepki vermek hemen hemen her canlının özelliğidir burda insanın farkını nasıl ortaya koyabilrsin?
    Geleceğe dair sadece fikir beyan edilebilir gerçekleşmemiş bir olay hakkında kesin bir bulgu veya delil elde edilemeyeceğini hem ilim hem akıl hem de din (gaib i yalnız ALLAH bilir ) reddeder.

    Evrim bir bilim değil yöntemdir.Bilim olan biyoloji dir evrim canlıların bu süreçteki değişimlerini inceler insan konusundaki yargı ise İslam ın çizdiği hat içinde Adem ile Havva nın yaratılması konusunda nettir.İnsanın başka bir canlının değişime uğrayıp ortaya çıktığına dair hala bilimsel bir kanıt yoktur.Evrim i değişim olarak ele alırsanız ki eğer sizin referans noktanız bu ise sadece canlılarda değil fikirlerde kurallarda yaşan tarzındada zaman la gerçekleşen bir değişim(evrim) olduğunu kimse zaten inkar etmez.

  • vicdan diyor ki:

    philo
    ilah arapça bir kavramdır türkçe karşıliği tanrıdır fakat arapçadaki ilah kavramına yüklenen anlam türkçedeki tanrı isminde yüklenen anlamla örtüşmez.ilah türkçeye zamir olarak geçmiş olabilir,ama
    konumuz arapçadaki, türkçedeki yada başka bir dildeki anlamlar değildir. konu: misal,türkçede veli
    (öğrenci velisi)gibi ele alacak olursak öğrenci üzerinde adına karar verme,kural koyma,söz söyleme,ve hak sahibi olmak gibi bir takım yetkileri olduğu anlamına gelir.
    benim ilahtan kastımda bu idi.yani emir kural ve yasak koyan.
    önceki ifademi düzelterek söyleyecek olursam,
    senin emir kural ve yasak koyan’ın faklı,
    bizim emir kural ve yasak koyan’ımız farklı.benim anlatmak istediğim buydu.umarım açıklayıcı olmuştur.
    şu gerçeği sende kabul edersinki dünya hayatında kurallar yasaklar ve emirler olmadan insan topluluklarının sosyal hayatı sürdürmeleri mümkün değildir.(dayatmacı olmadan birbirimizi anlamaya çalışalım)

  • hakan diyor ki:

    philo arkadaşım sana cevaplar tabiki yazacağım biliyorumki bu yazılanları çok kişi okuyordur yani sen tatmin olmasanda muhakkak bazıları bunu değerlendirmeye alacaktır.
    1.diyorsunki allahın ihtiyacımı var peygamber göndermeye kitap göndermeye tabiki ihtiyacı yok o zaman şu soruyuda ben sorarım ihtiyacımı vardı ki kainatı yarattı…tabiki ihtiyacı yoktu ama allah bir hadisi kutside diyorki ben bir sır idim bilinmek istedim yani bir ressam nasıl ki yaptıgı resmi izleyicilere göstermek ister insanlarda bu kainatın seyircisidir. izleyicilerinde daimi olması gerekir demekki hayat sadece kısacık bir yolculuk insanı sonsuzluk bekliyor. allahın eserlerini görüp hayret edip subhanallah elhamdulillah allahu ekber der.allahın insanın ibadetinede ihtiyacı yoktur..ama kuralı koymuştur mademki sen bu kainatın en üstün varlığısın sana vereceğim emirlere uyarak göstereceksin. yoksa insanı yaratmaya gerek yok. çünkü hayvanlarda zaten fikir yok düşünce yok böyle bir dünyada anlamsız olurdu…

    2 darvinle ilgili açıklama yapmışsın kendi tezine karşı çıkmış diye. zaten darvinin derdi ateizmi ıspatlamak değil kendi hipotezine destek sağlamak. adam o kadar hayvanlarla uğraşmışki evrimin ilk kurucularından olan babasındanda etkilenmiştir. böyle bir şey mantık düşünmüştür…kendi tezini sorgulaması normaldir bizde diyoruz ki aradan o kadar yıl geçti zaten ara formlar bulunamadı en iyi laboratuarın kayaçlar oldugunu düşünürsek milyarlarca yıl hikayesi güme gitmiş oluyor…
    3.fethullahcılık falan yapmıyorum diyorumki başkalarıda çıksın ülkenin tanıtımına katkıda bulunsun ülkeye kim ufak bir katkıda bulunursa ona teşekkür ediyoruz.
    4.aynştayn yada nivton gibi inançlı bir çok bilim adamının müslüman olmaması önemli değil bu kişiler zaten ilmi buluşlarıyla zaten yaratıcıya ayna görevi yapmıştır… inançsız bile olsa yaptıgı bilimlse çalışmalar hakikatı ortaya cıkarıyor. bizler hocamızın fikirlerinden çok ilmiyle ilgileniyoruz bize lazım olan budur. fikirleri kendilerini bağlar.
    5.osmanlı başka bir din sayesinde yükselmiştir dedin bu sözünüde ben değil kimse anlamaz kimsenin anlamadığı bişeyide açıklaman gerekir…
    6.burada fikir darlığı çeken kişileri örnek gösteripte demeyinki sizler böylesiniz bu olmadı işte cahil birinin kelamı da kendine benzer zaten onların kategorisi ayrı…hele bir tanesi bir örnek vermiş ki resmen kanımı dondurdu.adı vicdan galiba o banyo yapma olayı ile ilgili verdiği bir örnek pes yani…bula bula böyle bir örnekmi buldun…
    7.yorum yazan arkadaşlara sesleniyorum falanca bilim adamı yada falanca filozof yada falanca din adamı şunu dedi şeklinde bir meseleyi izah etmeye çalışmayalım. lütfen her yorumcu kendi düşüncelerini yazsın bu çok ucuz bir yöntem… örnekleri kişiler üzerinden değil fikirlerimizle açıklayalım…

  • serkan diyor ki:

    1-müslüman ülkeler neden hep geri kalıyorlar ve bilim ilim adına kısıtlamalar yapılıyor?
    2-müslüman oldugunu söyleyenler hiç babası hristyan olup kendisi araştırıp gönülden inandığı müslümanlığı seçtiğini söyleyebilir mi?eğer babanız bir yahudi olsaydı halkınız yahudi olsaydı siz de bir yahudi olcaktınız çünkü sizde düşünme diye bi kawram yok.
    3-bir insan islam adına söylenen herşeye kayıtsız şartsız neden inanır?
    4-dinler toplumların gelişmesini engellerler.birçok kısıtlama getirirler.bunu yapan dinler değil yasalar olmalıdır.
    5-herkes istediği görüşe sahiptir kimse kimseye karışamaz.

  • atmaca diyor ki:

    SERKAN a

    1- müslüman ülkelerin geri kalmalarının sebebinin islamla bir alakası yok. hatta islam insanlara ilim öğrenmeyi öğütler.inen ilk ayet OKU dur. ve islam bilim adına kısıtlama yapmaz ama islamı yanlış yorumlayanlar bunu dinin emri gibi gösterirler

    2-dünyada hristiyan doğup islamı seçen 1000lerce, ve yahudi doğup islamı seçen 10larce insan var.

    3- islam adına söylenen şeylerin nereyse yarısı bid’attır. ve müslüman islam söylenen her şeye zaten inanmamalıdır. eğer kuranla çelişmekteyse. Müslümanlar sadece Kurana kayıtsız şartsız inanırlar ve kuranda ne bir çelişki vardır ne de bir eksiklik.

    4-islam toplumları geriye değil ileriye götürmüştür.
    islam, arabistan da cahiliye devrine son vermiş. ve öğündüğümüz ve avrupanın da sygı duyduğu;
    ibn-i sina, er-razi, fuzuli, el-ceezeri, ebul hiz gibi bilim adamları ve mevlana, yunus emre gibi edib şahsiyetler. islam sayesinde yücelmişlerdir.

    5- bu fikrinize Kuran da katılyor:
    ”de ki: sizin dininiz size bizim dinimiz bize”
    ”dinde zorlama yoktur”

  • hakan diyor ki:

    serkan bu cevaplar sana arkadaşım
    1.soru müslüman ülkelerin geri kalması bugunkü şartlarda öyle sanki müslümanlık hinduizmdeki gibi yada budizmdeki gibi geri bırakmıyor öyle olsaydı şanlı bir islam tarihi olmazdı ve bu türkler için 100 yıl sürmüştür. 300 yıldır bir durgunluk vardır ama bu durumda geçicidir hep böyle gitmez tabiki sen böyle dersen birileride çıkar rejime bahen bulur…haberin ola..ayrıca hangi bilimsel kısıtlama yapılmış bir söylermisin sadece 1 örnek istiyorum senin o klonlamaya vatikan karşı çıkmasına rağmen orta doğulu bir din görevlisi bunun dine aykırı bişey olmadıgını söyledi kimsede itiraz etmedi..
    2. o zaman söyle bir sorua sorulabilir adam zengin doğuyor öbürü fakir bu tip şeyler insanın elinde olmayan şeyler ama öyle diyorun en büyük din islamiyet ama en son çıkan dinde islamiyet öyle olmasaydı dünyada en az müslüman olması gerekirdi. türkler nasıl müslüman oldu madem…
    3.bir insan islam adına söylenenlere kuran ve sünnet doğrultusunda inanır eğer öyle değilse dine uydurmaz…yani müslümanın referansı kurandır ki başka kişilerinde başka referansları vardır.insan bir doğruyu tutturur gider önemli olan o yolun başlangıcı sonrası kolay kolay değişmez..
    4.kardeşim hep toplumun gelişmesinden bahsediyorsun şunu unutma her teknolojiye ulaşan huzurlu olmuyor medeniyet kavramınızı bir gözden geçirin medeniyet cep telefonu ile sınırlı bişey değildir..
    5. sonuncusunu beğendim herkes kendi inandığıylla yaşar bizlerede saygılı olmak düşer…

  • philo diyor ki:

    Vicdan kural emir yasak koyanlarımızın farklı olması için benim inandığım bir kural yasak koyucu olması lazım ben tanrı hakkında bir yorum yapmaya cürret etmiyorum dikkat edersen onun hakındaki yorumlar hep size ait.

  • vicdan diyor ki:

    philo
    benim inandığım bir kural yasak koyucu yok diyorsun, ve benim inandığım tanrı o kadar yücedirki,onun hakkında yorum yapamayacağını,
    ve o tanrının da sana herhangi bir emir veya ysak koymadığını söylüyorsun.
    senden ricam (bunu haklı çıkmaya çalışmak olarak görme sadece özelde seni,genelde ise bu şekilde inananları anlamak istiyorum.
    eğer yanlış bir inanç içerisinde isem bunu ancak düşünerek ve araştırarak anlar ve yanlışımı düzeltirim.)
    senin tanrı inancının, tam olarak nasıl olduğunu biraz açarak özetlemeni bekliyorum.
    ayrıca emir ve yasak koyan her hangi bir şeye inanmıyorum diyorsun,
    o halde senin hayatına yön veren,düzenleyen,emir yasak koyan,ki bu hayatta kaçınılmazdır hiç bir yasa ve otoriteye inanmadığın halde mecburiyetten bu kurallara uymak zorunda kalıyorsun.
    cüret konusuna gelince,bunu tartışmamız için yukardaki konuların
    anlaşılması gerekir.vede bizim inanç kriterlerimizin sizlerin zannettiği gibi olmadığından şu an için eminim fakat gerekli açıklama gelirse bu tabiiki değişecektir.

  • vicdan diyor ki:

    serkan a
    1.geri kalma konusunu sana çok yalın bir örnekle sunuyorum:
    islamı bir uçak diğer idolojileride bir otomobil olarak düşünürsek,
    ve ikisi arasında bir hız testi yapacak olursak sence hangisi galip gelir.
    burada sonucu belirleyen mutlak olmasada şöför ve pilotdur.
    sen sonuca göre diyorsunki otomobil daha hızlı nasıl oluyor.
    bende diyorum ki pilotun sadece adı pilot aslında uçak kullanmayı hiç bilmiyor! peki uçağın suçu ne?
    (senden istirhamım adı müslüman olan herkesi müslüman zannetme)
    her pilotum diyeni de pilot zannetme.

    2.kesinlikle sana katılıyorum müslüman dan doğmakla müslüman olunmaz
    sorgulamadan düşünmeden araştırmadan teslim olanlar kusura bakmasınlar ama yaptıkları, saplantı,bağnazlık,yobazlık,cahillik,ve
    sizinde tesbit ettiğiniz gibi geri kalmaktan başka bir şey değildir.

    dolayısıyla dediğin gibi,hıristiyan veya v.s doğanların suçu neki islama göre onlar cehennemlik oluyorlar.onlarda size sizler yanlış bir din üzerindesiniz derse buseferde müslümanlar cehennemlik oldu gitti.
    demekki onlarında müslümanlarında açık yüreklilikle dinlerini sorgulamaları gerekiyor.

    3.bir insan islam adına söylenen herşeye kayıtsız şartsız neden inanır? cevap çok basit kolay olduğu için(doğru olduğu için değil)

    4.bunun cevabını yukarda kısmen vermiştim ama dinler toplumların gelişmesi içindir engeller ve kısıtlamalar ise ikdidarların yönetimlerini ayakta tutmak için uydurup bunuda din emrediyor diye halka dayatmalarıdır zaten sorgulamadan inanan bir toplumunuz varsa
    bu çok kolay olacaktır.
    yasaların ise insanlar tarafından yapıldığında neler olduğunu bilmem anlatmama gerek varmı?
    5.atmacanın da dediği gibi aynen ktılıyorum.

  • MUHAMMED EMİN diyor ki:

    İNANANLARA ESSELAMÜALEYKÜM.

    GULYA EYYÜHEL KAFİRUN
    LA EAĞBÜDÜME TAĞBÜDUN
    VELA ENTÜM EĞBİDÜNE ME EAĞBÜD
    VELA ENE EAĞBÜDÜM MA ABETTÜM
    VELA ENTÜM EĞBİDÜNE ME EAĞBÜD
    LEKUM DİNİKUM VELİYEDİN…..

    .. BİRAZ OKUYUP DİNLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM …………………….

  • vicdan diyor ki:

    ercan a:

    # 22 Mart 2009 18:36 tarihli yorumunu sabırla okudum.
    ve seni bizdeki islam dinini kitaplar dolusu kelamla anlatmaya,
    (aslında anlatmamaya)çalışan alimlere benzettim.
    yani çok söz söylüyorsun ama bir şey anlatmıyorsun.
    sadece “karmaşık” cümlesini 11 kez kullanarak aslında savundağunuz şeyleri kendinizinde çözemeyip “karmaşık” diyerek geçiştirdiğinizi üzülerek görüyorum.
    buna karşın,islam dininde hiç bir çelişkinin,veya kamaşıklığın olmadığını görüyoruz. kaldıki islam sizin anladığınız yada kulaktan duyma bildiğiniz kadarıyla,bilime araştırmaya karşı değildir aksine
    yaklaşık 1500 yıl önce muhammed (s.a.v) yönetimindeki devlet yapısında, maaşları devlet tarafından ödenen ve savaşlarda dahi görevleri aksatılmayan bir ilim adamları meclisi vardı.
    üstelik bugün tarikat adı altında adeta bir geri kalmışlık abidesi
    olarak islama yamanmaya çalışanlar gibi kesinlikle değillerdi.
    onlar,da bu gün gerçekten kendini bilime adamış gerçek ilim admları gibiydi.
    fakat çok esef verici olarak bu gün görüyoruzki insanı memeli
    bir hayvan olarak tanımlayan fikirler bilim adamlarından geliyor.
    böylece din ve maneviyat ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

    halbuki bu iddiada bulunan ve insanı memeli bir hayvan olarak tanımlayan zihniyet insanın diğer canlılardan farkının sadece,
    düşünmek,üretmek,geliştirmek,gibi şeyler olmadığını nasıl inkar eder.

    dahası bütün bu dayatmaların ardında insan topluluklarının,
    köleleştirilerek sömürülmesi yatmaktadır.bunu dinsiz yada tahrif edilmiş bir dine mensub toplumlarda şu anda bile görüyoruz.

    dünyanın bir yerinde insanlar açlıktan ölürken diğer tarafta,
    lüks ve saltanat ın sınırları zorlanıyor .tabii sizin gibi düşünürsek
    bu doğanın kanunu der geçriz .işte ozaman tam bir memeli hayvan oluruz.ve bir gün biride gelir bizim canımızı yakarsa bakalım buda doğanın kanunu diyebilecekmiyiz.yoksa insan hakları özgürlük nerde bu devlet diye cayırtıyı koparacakmıyız.

    ayrıca insan hakları özgürlük gibi kandırmacalarada inanmıyorum bunuda belirteyim.
    seninde sabırla okumanı bekliyorum.

  • ÖMER diyor ki:

    Darwin ve yandaşları kendi soylarının maymundan geldiğini kabul ediyor evet bu doğrudur onların soyu maymundan evrimleşmiştir ve hala bu evrim devam etmekte aceba ilerde eşeğe dönüştüklerinde ne yapacaklar. ???

  • Hilal diyor ki:

    qülüorum sadece.:D darwının böle bi teori ortaya atması o zamnki bilqilere göre normal olabilir ama şu anki insaların bunu kabul etmesi cahillik aptallıktır Allah sizi islah etsin !

  • ercan diyor ki:

    Dinci bakış açısı hiç bir şey bilmez. Bilmediği gibi başkalarının sözlerini kendi işine geldiği gibi çarpıtmak onun her nedense pek sevdiği ve övündüğü bir cahil perspektifi olarak gözümüze çarpmaktadır.

    Şimdi öncelikle burada yazdıklarımın savunmasını hele de yazdıklarımın nereden alıntı olduğu noktasında ısrarla,bilmeden,üstelik elinde buna dair bir kanıt olmadan iftira ve karalama ile cevap verdiğini zannedenlerin kendi savundukları ahlaka da ters olmak üzere (müslümanlarmış ya)suç işlediklerini görmek kimin ne derece demogoji ve politika ile bilimsel bakış açısını karıştırdığına örnektir.

    Newton yazacağıma neyton yazmışım da, yok efendim nereden copy/paste yapmışım da bilmem ne. Sürekli dedikodu üretmekten öte hiç bir konu hakkında zerre fikir yürütemediğinizi görüyor ve gülüyorum. Google a ilk cümleyi kopyalayıp yapıştırın eğer başka yerden alınmış ise yazı çıkar. Neresinden şüpheleniyorsanız o kısmı alıp yapıştırın. Bu tür tartışmalarda herhangi yazdığımı başka yerden alıntı yapmaya ihtiyaç duymamaktayım ancak sizlerde gördüğüm şudur ki bahsettiğiniz konulardaki tüm yanlış bilgileri din gibi dşünüp dincilerin ezberlerinden konuşmaktasınız.

    Evrim hipotezi diye bir şey yoktur bilim literatüründe, evrim teorisi mevcuttur ve akademilerde biyoloji dalının ders konusudur. Kuran da bu konuda ne yazıp yazmadığı biyologları ilgilendirmemektedir kaldı ki kuran da yazanların ne anlama geldiği konusunda din alimlerinin bir uzlaşmaya sahip olduğu da pek görülmemiştir.

    Sıkışınca bilgiçlik taslayarak bilir kişi edaları ile konuşup kendinizi rezil etmemeniz önerilir. Bu işler çok kıymetli başbakanınızın “daha da davos a gelmem” tarzı yaklaşımlarına tabi değildir işe yaramaz. Çünkü eğer bilimsel bakış açısına sahip olmak istiyorsanız öncelikle tez nedir,hipotez neye denilir,teori nedir kanunlar nerelerde geçerlidir bunları bilmeniz gerekmektedir ve bunların tanımlarını kutdsal kitaplarda arıyorsanız maalesef az gelişmiş olduğunuz ortaya çıkar. Ülke bazında,kültür bazında ve en önemlisi bilim ve teknoloji bazında.

    Benim gibi net ortamında azınlık olan kişilerin yapmaya çalıştığı şey sizin gibi kendi egomun masturbasyonu için kişileri alet etmek değildir. Çok şükür bir okulum,okuduğum bir ana bilim dalım ve üzerinde çalıştığım sizlerin güncel ve monoton hayatında hiç duymadığınız kavramlarla alakalı bir çok araştırma zorunluluğum bulunmaktadır. Aslına bakılırsa sizler gibi ilk gördüğü yazıyı ezberleyip diğerlerine ahkam kesmekte kullanan insanlardan değilim zamanında o çok üstün gördüğünüz kitabınızı da türlü çevirilerinden karşılaştırmalı olarak okumuş hatta değişmiş dediklerinizi de okumuş bir kişi olarak buraya sizlerden din islam bilim dersi almaya gelmedim. Bu konuda ne din konusunda okumadığınız için, ne de bilimsel yöntem ve neyin teori neyin hipotez veya neyin kanıtlanmış neyin kanıtlanmamış olduğu noktasında en son bir şey öğrenebileceğim kişilerin burada yazan kişiler olduğunu görmekteyim.

    E peki o halde neden buraya yazmaktayım? Buradaki muhatabım başlangıç olarak sn. Celal Şengör olduğu halde,kendisinin ufak tefek fakat ilginç biçimde hiç bir karşıtının göremediği yanlış aktarımlarından doğabilecek evrim karşıtlığı enternasyonal tarikatının cihat girrişimine karşı bir ayar vermek amaçlıdır.

    Asıl konuya dönecek olursak evrimin olmadığını öne süren kişilerin biyolojik çeşitliliğe karşı öne sürebildiği hiç bir gerçekçi sunum mevcut değildir. Bizler bakteri suşları ile uğraşırken, (tabi burada bakteri suş u ne demek önce onu anlatmalıyız çünkü siz bilmezsiniz. Farklı alt türlerden elde edilmiş, aralarında genetik farklılıklar bulunan gruplardır) onların sonraki nesillerde geçirdiği evrimi mikroskop altında gözlemleyebilmekteyiz. Ayrıca sirke sineklerinde, tarımsal ıslah çalışmalarında, kültür üretiminin ar-ge araştırmalarında bu evrim perspektifine bağlı genetik çaprazlamalar vasıtası ile istediğimiz özelliklerdeki bireyleri elde edebilmekteyiz. Bütün bu uygulamalar, mikrobiyoloji,genetik ıslah çalışmaları tamamen evrim teorisi dahilindeki uygulamalardır. Bu sizlerin neye inanıp inanmamak istediğiniz ile alakalı değildir bilimde “bence” hiç bir anlam ifade etmemektedir.

    Harun Yahya ya gelince. Bu zat ın herhangi bilimsel konuda herhangi lisansı olmadığı gibi aslında herhangi kişiden gönderme yapacak referans alabilecek lisansı da bulunmamaktadır. Bu kişi belirttiği kaynakların hangi konuda, hangi makalede, nerede hangi tarihte bu sözleri sarfetmiş olduğunu belirtmediği gibi, bahsini ettiği konuların dışındaki konulardaki beyanatları bilimsel sonuç gibi yayınlamaktadır. Dolayısıyla evrim teorisi konusunda ciddiye alınacak birisi olmayıp, derleme hikayelerini bol ve saçma üstelik yanlış resimlerle (yılan balığı ile deniz yılanını karıştırabilecek kadar da bilgisizdir kendileri) süsleyerek kendisine ün yaratmak peşindedir ve sadece ülkemizde ve ABD de bu tür kişiler serbestçe dolaşabilmektedir. (new age tarikatlarının ve ruhani tarikatların ardında ABD de evangelist kiliselere bağlı lobiler ve yüksek elit kesim bulunmaktadır çünkü, bizde de dini siyaset)

    Bunun ötesindeki tüm çarpıtmalarınızı yukarıdaki yorumumda cevaplandırmıştım. Ben inanmak istiyorum her şeyi ayrı ayrı Allah yoktan var etmiştir sözünün herhangi nesnel kanıtı ve geçerliliği mevcut olmadığı gibi 10 milyon yıl önce bulunan canlılar ile bugünküler arasında bariz farklar, türlere ayrışma, ve bu ayrışmış türler arasındaki genetik kodlarda bu ayrışmanın ve öncül protein yapılarındaki ortak nitelikler açısından ortaklıklar bulunduğundan ötürü evrim teorisi kapsamıo genişletyen bir teori yolunda ilerlemektedir hipotez olma noktasını çoktan aşmış durumdadır. Dolayısıyla kanıtları mevcuttur ve bilimsel gerçektir.

    Bunun karşısına dini koyamazsınız. Kanıtınız yoktur,tanrı inanmak istediğiniz bir güç olma ötesinde herhangi kanıta sahip olmadığı gibi, inancınız onun sınanabilmesine de karşı çıkmaktadır dolayısıyla bugüne dek etkisiz olduğu teknoloji dünyasında yarın ve öbür günde etkisiz olacaktır. Ancak sizler sadece onun perspektifinden düşünmeyi akıl zannettiğiniz sürece sizi yönetecek ve teknolojiden de üretimden de geri kalan ülkemizin ucuz siyasetleri mahalle kabadayısı naraları ve biz eskiden neler neler yapmışız şeklindeki teselliler ile avunacak; bunun ötesinde gavur icatlarını kullanıp gavurdan nefret eden ve kendini Allah a iman edip gerisini boşvererek ölümden sonra cennete gitmeyi haketmiş biricik zeki zanneden megaloman saçma bakış açıları ile kendi kendinize kendinizi ispatlamak dışında nesnelde bir adım ileriye gidemeyeceksinizdir.

    Bunun da kanıtlarını bugünkü orta asya medeniyetleri ile batı ve uzak doğu asya medeniyetlerini karşılaştırarak görmek mümkündür. Görünen o ki burada yazanlar hala orta asya medeniyetlerine özenmekte ve onun sözcülüğünü yapmaktadır ülkemizde. Demek ki bütün bir ulusa tek bir Harun Yahya yetmektedir o hepinizden daha akıllı ve kurnazdır,oysa bilim adamları şaşırmıştır saçmalamaktadır size göre biyolojiyi önce size sorup sonra anlatmalıdırlar teori nedir hipotez nedir evrim var mıdır yok mudur diye.

    Neyseki üniversitede böyle şeyler yok siz bu tür demogojik yöntemlerle tartışmayı ve gerçeği söyleyenleri karalamayı sürdürün sonuçta belki bu ülkede bilim hiç kalmaz ama bilim de yok olacak değildir dünya da ne yöne gitmek istediğiniz sizlere kalmıştır.

  • ercan diyor ki:

    Yazdığım yorumlar neden bir saattir çıkmadı burada onu da anlamış değilim. Atış serbest heralde öbür türlü yazınca reyting düşüyor olsa gerek.

  • admin diyor ki:

    Ercan bey yorumlaırnızı işten vaktim olduğu sürede yayınlamaya çalışıyorum. Kusura Bakmayın

  • TTSERKANTT diyor ki:

    SİZİ GİDİ EVRİMİNİ TAMAMLIYAMAMIŞ YARIM HÜCRELİ CANLI BİÇİMLERİ SİZİ .NASIL Bİ ZEKA KAPASİTENİZ VAR NEKADARDA BEYİNSİZSİNİZ ARKADAŞLAR HİÇMİ BASMIYOR KAFANIZ HİÇMİ ALGILAYAMIYORSUNUZ,ADAM NEKADARDA GÜZEL AÇIKLAMA YAPIYOR ,YOK İŞTE ÖYLE BİŞEY DAHA NE KASIYORSUNUZ KENDİNİZİ,AMA NE OLUR NE OLMAZ SİZ YİNEDE İNANIN SONRA CEHENNEME FALAN GİDERSİNİZ BELKİ (DİĞER ATEİST ARKADAŞLAR SİZEDE ŞUNU SÖYLEYİM BOŞUNA KASMAYIN KENDİNİZİ BU BEYNİ YIKANMIŞ BAKTERİ TOPLULUKLARINA HİÇ BİŞEY ANLATAMAZSINIZ .BEKLEYECEZ BİLİM ENİNDE SONUNDA BEYNİ ÇOCUKLUKTAN YIKANMIŞ İNSANLAR İÇİN Bİ İLAÇ BULACAKTIR .AMA BU İLACI KAFAMIZA NÜKLÜER BOMBALARI YEMEDEN ÖNCE BULSALAR ÇOK MAKBULE GEÇECEK .MİLLET ÇATIR ÇATIR HER SORUNA BİLİMLE ÇARE BULUYOR ..BİZ HALA MAL GİBİ OLMAYAN BİŞEYDEN MEDET UMUYORUZ ….OFFF OFFF BİLİM BİRAZDAHA İLERLESEDE BU TÜR İNSANLARA BEYİN HÜCRESİ NAKLETSE.VALLA BENDE ÇOK BEYİN HÜCRESİ MEVCUT HEPSİNE 1 ER ADET VERSEM TOPARLANIR KENDİLERİNE GELİRLER..NE DİYELİM ((( ALLAH SİZLERE ZİHİN AÇIKLIĞI VERSİN :))

  • philo diyor ki:

    ercan sen khaos değilin değilmi yok yok değilsindir bu kadar tesdüf fazla olurdu :D

    Bide bu konuyla alakalı bir insansan evrim teorisine göre ilk canlı yada canlılar nasıl bir mekanızmaydı ?

  • ercan diyor ki:

    Ben khaos um evet, üslubumdan tanınıyor olmam güzel. Ama ben sen kimsin bilmiyorum. Sorduğun sorunun cevabı evrim teorisinde var. Başkas yerde ise yok sadece çamurdan heykel yaptım okudum üfledim ol dedim oldu diye açıklanıyor insan, canlılar da ol dedi oldu. Bu bir açıklama olmadığına göre, doğanın gizemlerini anlamakta kanıtlara dayalı bilimsel bakış açılarını dikkate alırız. Elbette hiç bir zaman her şeyi bilemeyeceğiz zaten gerek de yok. Fakat her şeyi bilen ve yaratan varlık uydurarak, buna inanarak da bir şey söylemiş, anlamış, aklımızı kullanmış olmayız. Bunu her kim iddia ediyorsa kesin olarak ideolojik manipülasyon yapmakta ve kendi çıkarı için herkesi arzularına ortak etmeye çalışmaktadır,bilerek veya işine öyle geldiğinden bilmeyerek. Yani kısaca tanrı adı ile evrenin bilgisiner ulaştığını iddia eden herkes sahtekardır. Ucuz politikacı veya onun özentisidir. Kendi inancına göre de günahkardır. Ne kısır döngüdür dincinin kendi kendini çürütmesi ve bunu haklılığı zannetmesi.

    Önce bilim nedir onu anlattık. Sonra teori nedir, hipotezden farkı nedir evrim neden bilimsel gerçektir ve kanunlar her bilimsel gerçeğe neden uygulanamaz ona da değindik. Bunlara itirazınız var mı? İtiraz edemezsiniz, anlamadık deme hakkınız var belki. Anlamak istemediğiniz için ben anlatamamış olabilirim illa buna inan, tapın demediğimden ötürü. Fakat itiraz konusu değil bunlar, bilim bulmuş, uygulamış ve işe yarıyor. Newton kütleçekimini matematiksel olarak modelledi insanlar ay a mars a gitti ben inanmak istemiyorum dünyayı döndüren ve bizim düşmememizi sağlayan tanrıdır derseniz saçmalamış olursunuz çünkü kütleçekimi kütle yoğun ortamda etkilidir ve atomik hatta atomaltı süreçten gezegenlere ve yıldızlara kadar her şey spinlidir, onun da nedenini M kuramında, kaos teorisinde, genel görelilik teorisinde görebilirsiniz. İtirazlarınız varsa da ne beni ne de bilimsel yöntemi ilgilendirmez, çünkü bu sizlerin egosal bir problemidir bu problemin muhatabı da psikoloji bilimidir. Benceleriniz ve “sence nasıl olmuştur her şey, hayatın sırrı nedir evrim varsa madem” şeklindeki saçma sorularınız evrim teorisine alternatif bilimsel görüş oluşturmamaktadır. Evrimin insanın yaratıcı tanrısı olup olmadığını tartışmıyoruz, yaratıcılık fikrinin bilimsel yöntem ile alakasızlığını ve evrim teorisini anlatıyoruz. Yani inanmak istediğin her ne ise istediğine inan. Mitoloji falan yaz, her şeyin sebebi bilinmeyen sonsuz patlıcan tohumudur de. Ama mitolojinin gerçek olup olmadığı senin ona inanıyor olman ile ölçülmeyecektir. Biz inançlılar olarak evrim teorisini reddediyoruz demen ile de bir şey demiş sayılmayacaksındır. Çünkü kilise de dünyanın evrenin merkezinde olduğundan kesin emindi, aynı mantık ile müslüman da “her şey”i “bir şey”in yarattığından emin şu anda. O her şeyi yaratan bir şeyin ise aynı anda hem her şey olması, hem de tek olması, hem de ayrı olup evreni yaratması fakat şekillendirdiği bu dizaynın yoktan var edicisi de olması, kendisinin sonsuz olup bir olması ve evrenin de mecburen sınırlı olması(tasarlanan şeyin bir model olması zorunluluğundan) fakat kendinin sonsuz ebedi ezeli olup evrenin sonsuz olmamasının kesinliği gibisinden akıl dışı şizoid bir çok çelişki barındırması da cabası. Buna da denir ki bizim aklımız ermez. Ermeyen akıl değil, babam dedem öyle anlattı bugüne dek öyle bildik diyerek aynı şekilde saçmalamakta ısrar etmektir bana göre. Ayrıca aklımın erişemeyeceği gerçek benim için gerçek değildir dolayısıyla da birileri öyle demiş ve inanmış diyerek aynı şeye aynen inanmam saçma olur.

    Dolayısıyla şeylerin birbiriyle ilişkilerini ve değişimini kademelendirerek kendimizce modelleyerek anlayabiliriz. O yüzden isteyen farz etsin tanrısını ancak boş iddiada bulunmasın,tanrıyı biliyorum evren şöyle oluşmuştur ol demiş olmuştur şeklinde saçmalamasın. Bunlar fantazidir. Su olsun ,deniz olsun,hayvanlar kuşlar olsun,yıldızlar olsun demiş 6 günde olmuş,7. günde de dinlenmiş. Bu saçmadır çünkü bu isimleri insan koymuştur nesnelere ve varlıklara zaten.

    Yani ilk canlı nasıl oluşmuş dersen yanlış soru sormuş olursun çünkü canlıyı tanımlayan özelliklerin karmaşıktan basite gittiği oranda canlı ile cansız arasındaki farklar da önemini yitirmeye başlar. Virüsün canlı olduğuna dair kesin bir şey söylenemez. Bir protein zarının içinde kendi kimyasal süreci dahilinde varolabilen RNA molekülüdür çünkü normal bir virüs. Bir RNA yı herhangi hücreden alıp izole etmek, onu yeni bir virüs haline getirmek mümkündür. Vücudumuzdaki bu RNA lar eğer bize zarar vermiyor ise ne olduklarına dikkat etmeyiz çünkü her yerde rastlanırlar, ama ana dizgeye alternatif başka bir istenmeyen kopyalama gerçekleştirmeye başlarlar ise adı virüs olur. Tıpkı kullandığınız bilgisayarlardaki en basit dil ile oluşturulmuş herhangi komut programının veya onun bir benzerinin tüm sistemi çökertebilmesi gibi. O basit işlemleri gerçekleştiren birimler olmadan bilgisayar programları ve işletim sistemleri de olmaz. Ama biri değişik bir şey yapmaya ve sisteme alternatif oluşturan kontrolsüz kopyalama başlarsa adı virüs programı olur, koca matrix i minicik ajan smith ele geçirir, yani aslında ele geçiremez, dizgeyi bozmuş olur.

    Canlı denilen şey başlangıçta karmaşık bir kimyasal reaksiyondur. Buna yukarıdaki önceki yazılarımda değinmiştim. Kimyasal reaksiyonların karmaşıklık düzeyi de moleküler bağlarla ilgili olup aktif elementlerin karbon iskeletli dev moleküllere dönüşümü doğada gözlenmektedir. Bunun için önceden tasarım yapmak da şart değildir aminoasit molekülleri belli şartlar bir arada olduğunda kendiliğinden oluşurlar. Her farklı durumda farklı moleküller,farklı çözelti ortamlarında farklı reaksiyon biçimleri oluşabilir. Örneğin su yok ise aminoasitleri birbirine bağlayarak protein e dönüştüren peptit bağları oluşmaz. Dolayısıyla uzayda protein bulamamamızın nedenlerinden biri de budur. Oysa asteroitlerde bile aminoasitlere rastlanabilmektedir. Aynı şey ester bağları ile yağ asitlerinin birleşip yağları oluşturmasında da mevcuttur çözelti ortamı gerekir yani çözücü olarak su. Buraya dikkat etmekte fayda var, su çözücü olduğu için önemlidir yani bu makro molekülleri bir araya getiren çözelti ortamıdır. Her peptid bağı sırasında ise bu birleşmeden ötürü bir yeni su molekülü oluşarak kurtulur, çözülen bir polipeptid için ise ortamdan su çekilmesi gerekir. Aynı durum yağ asitlerinin esterleşme ile lipitleri yani yağları oluşturmasında da gözlenir. Vücudumuzun da % 70 i sudur. Canlıların varlığının ortalamada % 70 i de genelde sudur. Daha önce değindiğim gibi tüm canlıları oluşturan elementler de aktif olan yani yüksek enerji barındıran, kararsız, reaktif elementlerdir. Karbon, simetrik düşünülür modern atom modelinde ve 4 bağ yapabilir yani 4 farklı elementi moleküler yapıya sokabilir dolayısıyla moleküler iskelettir. Azot,fosfor,hidrojen,oksijen tüm organik moleküllerde bulunabilir. Oksijen ayrıca enerji de verir solunum reaksiyonu yolu ile. Canlıların yapısında ağır elementler pek bulunmaz kan da biraz demir vardır, kurşun radyoaktiftir ve zehirler. Kurşun ve sonrası yani demirden daha ağır metaller kolay bozunurlar ve süpernova ürünüdürler bu nedenle ve fazla ağır atomik yapılarından ötürü sağlam ve esnek değillerdir,ayrıca çoğu bozunur yani radyo aktiftir dolayısıyla da sürekli reaksiyonlara uygun değillerdir. Atomlar ne kadar büyük yani içeriğinde ne kadar proton nötron ve dolayısıyla da yörünge elektronu var ise reaksiyona girmeleri için o derece fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar genellikle. O nedenle çevremizdeki moleküler olmayan elementlerin yani bir arada dizili katı ve sıvıların geneli ya küçük moleküllerden ya da ağır atomlardan ve türlü oranlardaki karışmış miktarlarından oluşurken,(kayalar, dağlar, su kütleleri vs.) canlıların tamamı karbon iskeletli dev moleküllerden oluşurlar. Bu yapılar reaktif olduklarından canlılar bir enerji üretim fabrikası gibi örgütlenebilir ve tüm reaksiyonları sürdüğü sürece canlı olarak kalırlar. Ancak ölüm reaksiyonların bütünlüğü koruyamaması durumudur ve ölüm anından itibaren hem çözülme başlar, hem de artık özerkliğini yitiren, türlü zarlarında seçici davranan organizma kendinden küçük diğerleri için ürün haline gelir ve tüm ölü canlılar en küçük moleküllere kadar ayrışırlar ve bu atmosferdeki azot döngüsünü, karbon döngüsünü oluşturur. Neden böyledir sorusu yersizdir çünkü böyledir. İskeletinde karbon yerine silisyum ve oksijenin ardışık dizildiği polimerlerden oluşan canlılar da teoride mümkündür ancak bu yapı karbon yapısına benzese benzese de ondan ağırdır ve kararlıdır dolayısıyla kolayca değişemez bu da bu bazda canlıların oluşmamasının nedenidir. Yani canlılar kolay etkileştiği için canlıdır ve aynı nedenden ötürü kolay bozunurlar ve ölümleri kaçınılmazdır. Fakat bu yapıyı sürdürmeleri de reaksiyonları nedeniyle kaçınılmazdır. Evrim niyedir sonu nereye varır önceden bilinemez ancak şu gerçek ki uzaya kadar çıkan tuhaf yaratıklar haline gelmiştir insan denen memeli hayvan durmadan değişerek.

    Bunların konu ile ilgisi nedir? Son kısımdaki hümanist felsefeyi çıkarırsak şudur. Proteinler ve yağlar canlıların oluşumlarında DNA kadar önemlidir. Çünkü tüm canlıların hücre zarları yani içerdeki reaksiyonlar için gerekli moleküllerin yarı geçirgen zardan geçmesini sağlayan ve dış etkilerden izole eden temel yapısı lipit molekülleri ve protein moleküllerinden oluşmaktadır. Onu hücre yapan ortam bu zar sayesinde mümkündür. Bu zarın yarı geçirgen olması tamamen makro moleküllerin birbiri ile ilişkisine bağlıdır. Dolayısıyla sudaki moleküler tepkimelerin sonucunda, ısı değişimi ve katalizörler nedeniyle basit mikroorganizmaların oluşması kaçınılmazdır. Zarlar nedeniyle oluşan bu küçük dünyalarda varolan tepkimeler ve ürünleri hücrelerin oluşum nedenidir. Örneğin RNA ve DNA köken olarak proteinlerden ve yağlardan farklı başka bir moleküldür. Fakat RNA vasıtasıyla gelişmiş bir kompleks canlı kendi proteinlerini bu yapıyı yani RNA nın kodonlarını kullanarak aminoasitleri bağladığı için her canlının protein yapısı da birbirinden farklıdır. Sadece tek yumurta ikizleri (birbirinin klonu olduklarından) aynı proteinleri sentezler.

    Bu karmaşık süreçlerin her biri ayrı birer biyoloji ders konusudur. Okuyucu bunları okurken sıkılmaktadır ve bu tür bilgiler yazdığım için karmaşık cümleler kullandığımı söylemektedir. Dolayısıyla bunları söyleyen okuyucular ve yorumcular, genelde okumayan, araştırmayan tembel zihniyetli ukalalardan ibarettirler ve salt bilgiçlik taslayarak, tartıştıkları konuyu kişiselleştirerek, iki laf etmekle Darwin i aştığını zannederek kendi cehaletlerini ve boş kendini beğenmişliklerini anlatırlar aslında.

    Son olarak ilk canlı konusunda yaptığım açıklamadan sonra uyarmam gereken bir nokta da bir şeyin ille de ilkinin olmasının mümkün olamayacağı gerçeğini evrim karşıtlarının saçma varsayımları bağlamında anlatmamız gerekir. İnsanı insan yapan özelliklerin tam olarak hangi insanda başladığının tespiti hem mümkün değildir hem de böyle bir şey yoktur. Sizlerin basit mantık ile çizgisel düşünerek anladığınızı zannettiğiniz şekilde doğa fantastik değildir,kafanıza göre uydurup inandığınız şey de değildir. Yani bir maymun bir insan doğurmaz ve ona da ilk insan denmez. Maymunlar değişir, farklılaşır izole olur,farklı türlere ayrışır ve çeşit çeşit primat ekosisteme katılır. Tıpkı 10 nesil önce kardeş olan iki kişinin torunlarının 10 nesil öncesindeki kardeşliği ve benzerliği sürdürememesi, hatta artık bu torunların akraba bile sayılmaması gibi; bunun çok daha uzun sürece yayılmış hali kromozomların yani DNA ve onun aktarımının da değiştiği biyolojik evrimdir. Maymunlar ile bizlerin atası aynı türdür. Fakat bu bizim maymun olduğumuzu veya maymunun insan olduğunu söylemez çünkü artık her şey değişmiştir. Örneğin şempanze o iki kardeşten biridir fakat şempanzenin torunları başka maymunlara hominidlerin torunları da insanlara ulaşmıştır. Şempanzeler hala vardır bugüne dek hayatta kalmayı başarmışlardır. Onlardan farklılaşan bir çok maymun türü yok olmuştur, bir kısmı kalmıştır. Şempanzeler de 10 milyon yıl önceki gibi değildir aynen zaten. Orangutanlar daha da başkadır onlar daha önceden ayrılmıştır. Hominidler ise zannedilenin aksine kolay hayatta kalamayan bir tür olup zeki olmasıyla övünen hayatta kalabilmiş son temsilcisi homo sapiens yani şimdiki insandır. Diğer hominidae lere ne oldu? Hepsi öldü hiç biri neslini sürdüremedi, üstelik Homo neanderthalensis de ölü gömer, alet yapar ve konuşurdu,beyin hacmi ve işlevselliğinin bizden geri olduğu düşünülmüyor, sapiensin avantajı topluluk yeteneğini neandertal insanına göre fiziksel yetersizliğinin yerine koymuş olmasıdır. Fakat aynı tarihlerde 2000 kadar dişi homo sapiensin olduğunun düşünüldüğü bir çevre değişimi veya ekolojik yıkım sırasında neandertaller bir daha ortaya çıkamadılar çünkü geriye nesil bırakamadılar.

    Bunun sebepleri belki de hiç bir zaman bilinemeyecek, belki de çok basit bir nedenden, yani sapiensin neandertale oranla daha dayanıksız olması nedeniyle daha korunaklı yerlerde çoğalıp sayıca fazlalaşması bile olabilir. Ancak DNA analizlerine göre bugünkü tüm insanların 2000 civarında dişinin rahminden çıkmış olduğu saptanabilmiş bir veridir ki bunun önemi öncesinde epey daha kalabalık olduklarının bilinmesidir. Ancak evrim hayatta kalanların bıraktığı kodlardan şekillenebilir o nedenle geleceğe kalamamış olanların kim olduğu torunları doğrudan ilgilendirmez. Teoriye fosil kanıt bulma zorluğu da bundan ötürüdür. Bu, bir dişiyi döllemeden ölmüş bir dedeye veya doğurmadan ölmüş bir büyük anneye sahip olamayacağınız gibi kesin bir gerçekliktir. Evrim teorisinin araştırma alanını da bu oluşturmaktadır. Kimin hayatta kalacağını çevre belirler,ancak çevreyi en iyi kullananlar da çiftleşme ve döl bırakma şansını yakalar, sonraki genetik sürüklenme de buna bağlıdır dolayısıyla da gelecek nesiller. Bu noktada sırf düşünüyoruz, aklımız var demeleri insanların üstün yetenekli özel varlıklar olduğunu kanıtlamaz çünkü zeka doğaya uyum aracı olarak kullanıldığında işe yarar ve zekanın kökeni, sinir ağlarını oluşturan bir sırt ipliğidir.

    Pekala evrim karşıtlarına göre ilk canlı nasıl olmuştur, evren nasıldır, niyedir, farklı türlerdeki genetik benzerliklerin ve bazılarının kısır doğurabilirken uzak türlerin döllenememesi nedendir,insan embriyosunda neden solungaç oluşup sonra akciğer oluşur vs sorularına verilecek cevap bilemeyeceğimiz, hikmetinden sual olunmaz tanrı ise bu bir cevap değildir ve sınanabilir kanıtı da yoktur. Hatta sınanamaması inanç gereğidir öyle ki inanç maddeden üstündür dinci için ve o kendi kitabındaki bir şiire bakıp kalpden inancın evrenleri var edip yok edebileceğine inanır ve bu herkesde olmayan üstün özelliğinin nedenini de yine inanmasına bağlar. Dolayısıyla kendi kendini kendi özünün üstünlüğüne ikna eden yalnız adamın hastalıklı davranışına benzer bu durum. Bir bilimsel teorinin olmadığını iddia eden kişinin kendi iddiasına dayanak aramayarak salt kendi inancını öne sürmesi ve yine bilimsel teoriyi onun varolmadığına inandığı için çürüttüğünü var sayması gülünçtür,fakat zaten inanarak var saydığı bir varlığa tabi olduğundan ötürü şaşırtıcı da değildir. Eh bu inanç eksenindeki toplumsal geleneğin kökenine inersek firavunlara ulaşırız ve bu nedenden inancın bilgiye oranla yaygın olmasından ötürü ve zamanımızında pek adil bir zaman olmamasından ötürü inananların bilenlerden fazla olmasına şaşırmayız. Dünyanın yegane kronik sorunu da zaten bilmediğini kabul edip öğrenmeye çalışmak yerine, bu benim kişisel inancım diyerek dedesinden kalma kitapları okuyan, hatta şüpheye düşmekten korkarak okumadan kabul eden adamların trajedisidir. Bir de görünür rahiplerin etkisi ile ondan da tehlikeli olan islamın görünmeyen rahipleri vardır ki bu kişiler tanrının adını çok fazla kullandıkları için her şeyi bildiklerine herkesi inandırabilirler çünkü inananların tamamı yeterince inanmadığını ve çok günah işlediğini düşünmektedir. Dolayısıyla da bugüne dek yaptıkları gibi bu rahipler sınıfı gizil ya da gerçek farketmez hepsi birer yan kesici olduğundan yalancılığı din haline getirmişlerdir ve insanların inandığını bildikleri için kimse onlardan şüphelenmeyip bilim adamı ve mülayim alçak gönüllü biri olan Charles Darwin ile uğraşırlar. Muhtemelen bugün elinde güç kalmadığından Darwin ile ilgili belden aşağı espiriler üreten bu yoz kişiler geçmişte Galilei yi yargılamış, onun ötesinde Giordano Bruno yu da pişkin bir şekilde suçluluk duymadan Roma meydanında diri diri yakmışlardır. Onun da söylediği evren sınırsızdır her yıldız bir güneştir demek olmuştur ve o dönem teleskop bile yokken bu gerçeği nasıl farkedebildiğini düşünmek yerine dinden çıktığını ve katlinin gerektiğini düşünenler de o günlerde olanlar gibi olan bugünde varolan aynı değişmez kibirli, dediğim dedik zihniyetin eylemidir.

    Sizce evrim teorisi saçma mı? Peki size göre tüm gerçekler bir kutsal kitapta mı yazılıdır? Evren bir kitaba sığar mı? Tanrının varlığı tüm soruları cevaplar mı? Alternatif teoriniz nedir? Buyrun kimse sizleri tutmuyor evrim teorisini din ile çürütün. Ama bunu yaparken elinizde kesin kanıtlar olsun laf ile olacak iş değil bu. Ayet okuyarak da olmaz, tıpkı dua ederek mars a doğru miraca çıkılamayacağı gibi. Uçmak istiyorsanız önce yürüdüğünüzü farkedin. Öğrenmek istiyorsanız önce dinlemeyi, akıl yürütmeyi, analiz yapmayı ve yorumlamayı öğrenin. Yoksa ömrümüz sizin gibilere gülmekle boşa geçecek ve düşündüğünüz gibi ölümden öte bir dünyada gözlerinizi yeniden açacak olursanız orada karşınızda tembel zihinli yalaka kullarını kucaklayan tanrınızı değil, sizi ebedi hiçlik ile cezalandıracak korkunç şeytanınızı yani kendi kayıtsızlığınızı ve yok oluşunuzu göreceksiniz.

    Merak ediyorsanız araştırın. Ben kimseye sormuyorum ve öğrendiklerimi ezbere tekrarlayarak anlatmıyorum doğayı. Öyle yapsam sanırım konu dışı yazmış olacağım çünkü akademik dil gerçekten oldukça disiplin ister ve son derece sıkıcıdır, şahsi arzularınızı da hiç önemsemez. Bu onun üstün ya da duygusuz oluşuyla alakalı değil, tamamen gerçekçi olma çabasıyla, olabilecek en az hata ile bilinenleri pratiğe geçirebilme dürtüsüyle ilgilidir. Bunun dışında edebiyat var, felsefe var, mitoloji, fantazi, tiyatro, sanat var, müzik var. Biraz da onlara bakın, onlarda söylenenleri kabul etmeniz de gerekmemekte üstelik. Ama şu asimilasyon aracı kökten dinci düşünceyi bir an evvel terk edin yoksa evrimin yok olan türleri içinde kalmanız kesindir, üstelik de insan olduğunuzdan suçlu olursunuz. Çünkü hayvanlar gibi çevreye direkt uyum ile varolan saf varlıklar değil, çevre hakkında tasarruf sahibi olan tasarımcı zihinlersiniz çektiğiniz acılar da bundan ötürü ve saflığınızı yitirme nedeniniz de düşünüyor, kendine göre tasarlıyor oluşunuzdur. Egoizmi din yapanlar kökten dincilerdir ve onlar sadece hükmetme arzusuyla yanıp tutuşurlar, yeteneksizliklerini de yalan ve çarpıtma ile saklamayı ve insanların duygusal zaflarını kar haline,toplumsal konum edinme aracı haline getirmekte ustadırlar. Bunun suçlusu da onlardan ziyade bu aptallara kanan daha aptal bir çoğunluktur. Madem dini şeyler düşünüyorsunuz, kutsal mitolojinizde neden ilk iki insanın bilgi ağacı,iyiyi kötüyü bilme ağacı ya da her ne şekilde anlatılırsa anlatılsın insanın bilme dürtüsü ile alakalı olan ve tanrı ile karanlık muhalifinin insan zaafı noktasındaki iddia konusunu oluşturan meyveyi yedikten sonra utanç duyduğunu bir düşünün. Tekil kral, cezalandırıcı, tek tanrı işte o an, yani neden burdayım, yaşıyorum, ölüyorum, acı çekiyorum, seviyorum, neden ben aciz iken firavun ne derse o oluyor diye sorduğu an yaratılmıştır insan zihninde ve bunun kanunları gökyüzünden değil, firavunun halk ile aracılığını yapan ve onu yüce kılmak görevi bulunan rahipler sınıfından gelmiştir.

    Evrim teorisi ise bunun sonrasında gelir, insan kendi tasarımcı zihninin aslında ne olduğunu ve kökenini anlamaya başladıktan sonra. İnsanın kökeni 6000 yıllık ataerkil hegemonyadan çok daha eskidir ve bildiğiniz tüm yazılı siyasal tarihin önemi sadece teknik gelişme, yazının icadı ve bilginin aktarılması nedeniyle önemlidir. Bugün çok ileri aşamadaysak bunun nedeni, biyolojik aktarma mekanizmamızın farkındalığı yani gelecek çocuklara olan zihinsel bağlılığın etkisi ve konuşma,tasarlama gibi yeteneklerimiz ile birlikte bildiğimizi geleceğe aktarmamız ve her yeni doğanın yeniden aynı şeyleri öğrenmesine gerek kalmaması nedeniyledir. Yoksa ne NBewton ne Einstein ne bilgisayarlar, teknoloji olabilirdi. Bunları kendi hegemonyasına almak isteyenler insanlığın düşmanlarıdırlar aynı zamanda da çocuklarınızın görünmez katilleridirler. Çünkü sadece kendi dediklerine inanılmasını ve aksi olan her şeyden uzak durulması için çasbalamaktadırlar evrim teorisini hedef seçip dezenformasyonlar ile yok sayma uğraşlarının asıl nedeni, kendilerini tanrının tek elçisi ilan etme çabalarıdır ve eğer bilim gelişir ise onlara kulak asan kalmayacağı için endişelendiklerinden her yola başvurmaktadırlar. Suçlusu sizsiniz, zebanilere bu gücü veren ve peygamberlerin tanrıların,doğanın yegane sözcüsü ilan eden sizlerin yaşama olan kayıtsızlığınızdır. Yargılanması gerekenler de sizlersiniz, ne Darwin ne de kölelere özgürlük vaad eden, bunun ellerinde olduğunu söyleyen fakat onların günlük basit çıkarları ve kaygıları nedeniyle ona buna, göğe, tanrıya yalakalık yaparak ödül için ağzını bal akan çeşme bekleyerek uzatan, köle gibi itaatkar düşünmekten kurtaramayan peygamberler de değil. Ama sizler yani evrim teorisine çamur atanlar gerçekte asıl inançsızlarsınız çünkü ateistlerde var olan bireysel gururun zerresi de yok sizlerde. O nedenle de konu evrim teorisi olduğunda her zaman atıp tutarak ve saçmalayarak ortaya çıkıyor,cevapları çarpıtıyor,işinize gelmeyince saldırıyor ve burun kıvırıp kendi egonuzxu okşayarak tanrı adına bir eyleme giriştiğinizi var sayıyorsunuz. Ancak tanrının varlık veya yokluğunu bu konuda doğrudan tartışmasam da bir tanrı var iğse heralde sizin dalkavukça niyetlerinizi ezberlemiştir çoktan, dolayısıyla da her açıdan acınacak halde olduğunuz kesin ve siz bu haliniz ile Darwin e, Dawkins e, çamur atmaya uğraşıp mahallenin uçkuruna düşkün delisinden bilim ve ilim dersi almaya soyunduğunuzda gerçekten çok gülünç oluyorsunuz ve ben düşünüyorum bu insanlara ne denebilir ki diye.

  • philo diyor ki:

    Ercan ben flzf yaklaşık 2 yıl önce gene böyle bir tartışmada karşılaşmıştık :)
    Bu tartışma konusuna gelince burda darvin evrim teorisi din tartışılmıyorki daha doğrusu o gün siyaset meydanında o tartışılmadı birtakım yalanları artık insanlara yutturamayanlar pazarlık aşamasına geldi celal hoca o oturumda ulan kafirler doğruyu söylemeye yüreğiniz yok bari evrim dine ters değil deyip işin içinden çıkın dedi kendini bilim adamı sanan iki ilahıyatçıdan biri bu noktada tavdı da öbürü hala utanmadan sıkılmadan sorgulamaktan bahsediyodu adamdaki pişkinliğe bak benim kitabımda böyle yazıyo ben o yüzden insana kadar evrimi kabül ederim insanı dışında tutarım diyo sanki doğa ona soracak ya ben oturduğum yerden sinir oluyorum celal hoca ne yapsın sonra sorgulamaktan bahsediyo celal hoca sanki bunları bilmiyomu o bizim gündüz gezdiğimiz yollardan gece geziyodur adam cesur adam ben ilk defa canlı yayında ben allaha filan inanmıyorum diyen bir insan gördüm ama adam çaresiz ne yapsın önünde moloz bir izleyici yığını var ne yapsa sesini duyuramıyor burdakileride farklı şeyler sanma söylediklerinin tek kelimesini bile duymuyor anlamak istemiyorlar çünkü günaha girerler ama arasıra senin gibi yazarların çıkıp doğru bu demesi ümit verici bırakmadığını görmek güzel.
    Diğer malum foruma uğramıyosun galiba bende epeydir uğramadım sen gittikden sonra tadı tuzu kalmadı zaten senle kavga etmek zevkli oluyodu :D ama neden ayrıldığını merak ettim doğrusu biri bana mylia yüzünden biriyle kavga ettiğini kavga ettiğin kişininde etik olmayan yöntemlerle seni diskalifiye ettiğini söyledi en son günkü tartışmanızdada tartıştığın kişi baya alçalmıştı şu msn deki engeli kaldırda biraz konuşuruz söz bu sefer fazla kızdırmıycam :D

  • gunes aydinlik diyor ki:

    ben allaha inanmayan birisi olarak şunları düşünüyorum arkadaşlar.. bende cahil toplumlarda din baskısı gerekli.. özellikle de bizim toplumumuzda… neden diye soracaksınız mutlak.. düşünün ki allah inancına sahip bir insan.. çoğu zaman sonunda ceza alacağını bile bile çok rahat günah işliyor.. adam öldürüyor ırza geçiyor içki içiyor vesaire.. bu insanların allah olmadığını öğrendikleri anda yapabileceklerini bir düşünsenize! işte asıl kaos o anda başlıkcaktır emin olun..

  • ugur diyor ki:

    vala ben bunu iki kez izledim ve karim evrimden yana oldu çünkü işin içinde bilim var birinde sadece kutsal kitap digerinde ise bilim ve ispata dayali gercekler var

  • erdal diyor ki:

    ben ercan arkadaşımızın yazılarını ağzım açık bir biçimde keyifle okudum bir insan olaya bukadarmı hakim yazar doğamda sorgulama olması sebebiyle yazınlarını sorguladım ama bir tane çelişki belirsizlik karmaşa bulamadım tebrik ederim yazılarını yorumlarını takip etmek istiyorum acaba bana nerde yazdığını söyleyebirse yada bir mail adresi verebilirse memnun olurum teşekkürler

  • Siyaset Meydanı, Darwin Din ve Bilim tartışması « Şüpheci Melek diyor ki:

    [...] Meydanı programında ele alınan Din, Bilim ve Darwin tartışmasını bugün oturup izledim. Şuradaki sayfadan bölüm bölüm izlenebiliyor. Celal Şengör ve İlahiyet profesörleri Abdulaziz Bayındır ve Mehmet Bayraktar konuktu. Uzun [...]

  • ali diyor ki:

    EVRİM VAR VE OLMUŞTUR.ARTIK TÜM DÜNYA DİNLERİ EVRİMİN ARKA PENCERESİNDEN GİRMEYE ÇALIŞIYOR.SİZİN TARTIŞMANIZA BAKIN.

  • darwin diyor ki:

    serdar arkadaş,

    tek başına darwine kanıtsın :)) seni gördüm hiç şüphesiz darwin haklıydı dedim :))))

  • radiopaque diyor ki:

    bilimi dinleyen kim…ama bilimin nimetlerinden faydalanan gırla….

  • murat diyor ki:

    ercan hocam kimsiniz nasıl birisiniz bilmiyorum ama iyiki varsınız kör cahil yorumlardan sizin yorumlara geçince aydınlandık,yazdığınız bir site varsa verirseniz takip edebiliriz yazılarınızı:)

  • Besir diyor ki:

    Tesadüfen gördüm yazılanları ve birçoğunu okudum. Sinirlenip işi hakarete varandan, ALLAH’a inanmadığını göğsünü gere gere söyleyene kadar herkes birşeyler yazmış.

    Bugün ben Müslümanım diyorsam, bunun tek nedeni bu dinin özünde bilimle %100 örtüşen yapısıdır. Bilimin yüzyıllar sonra keşfettiğini Kuran-ı Kerim yıllar önce söylemiştir. Biraz ön yargısız bakmayı becerebilen herkes bunu görebilir, ancak malum bakmakla görmek aynı şey değil.

    İsmin hatırlamıyorum bir arkadaş, Kuran’ ın ayetleriyle dalga geçerek (Dünyanın 7 günde yaradılışı) herşeyi bilim ekseninde bolca bilimsel kelimelerle süsleyerek birtakım açıklamalar yapmış.Sormak lazım 21.yüzyıla geldiğimiz bu dönemde eriştiğimiz bilim hala bir insan beyninin detaylarını açıklayabilecek kadar engin değil. Kaldı ki şu an eriştiğimiz bilimsel seviyeyede pek çok noktaya da tabiatı yani kısaca YARADA’ nı taklit ederek geldik. Bu konuda yurtdışında enstitüler bile kuruldu, tabiatı anlamak ve oradan birtakım farklı çözümlere gidebilmek.

    Burada pek çok kişinin itiraz ettiği bilim veya bilimsellik değil; Darwin’ in hiçbir bilimsel dayanağı olmayan ve yıllarca bu topluma bilimsel bir gerçeklik gibi yutturulmaya çalışılan anlayıştır. Çünkü Müslüman bilimle çakışmaz.

    Özellikle İslam dini doğru anlaşıldığında toplumların her alanda ilerlemesi için en önemli güçtür. Bu anlayış şu an İslam toplumlarında uygulanamıyorsa bu İslam’ ın değil, bu toplumların yani bizlerin sorunudur.

    ALLAH’ ın yokluğu kabuluyle yola çıkan ve herşeyi bilimle açıklayabileceğini düşünen arkadaşlara sadece şunu sormak isterim:

    -Peki ya varsa?

    O zaman nacizane tavsiyem şimdiden çok sıkı bilimsel açıklamalar hazırlayarak, malum hesap gününe çok sıkı hazırlanmalarıdır.

    Ancak işleri biraz zor olabilir. Çünkü hiçbir yaratılmış, onu YARADAN’ dan daha bilimsel olamaz.

    Sağlıcakla.

  • serdar aksümer diyor ki:

    NE HACEP SÖZE NEGEREK YORUMA SEN YAŞADIYSAN BU AŞKI NE MUTLU SANA.

  • kor diyor ki:

    Yazıklar olsun size (ercan,philo,vb..) siz deve kuşuna benzersiniz kafayı kuma sokmuş sanıyorki avcı onu görmüyor halbuki bedeni ortada. Ölüm celladı bi gün kapınıza dikilincede böyle konuşabilecekmisiniz?

    BİRaZ Bediüzzaman Said NURSİNİN eserlerine bir bakın sonra konuşun

    Evrime son noktayı o koymuştur.

    Bİr iğne utasız olmaz bir harf katipsiz olmaz olamaz nasıl oluyorda bu harika düzenler içerisinde işleyen kainat sahipsiz olur?(başka yerden alıntı olmasın diye sadece size kaynak gösterdim tam bu kaynak çok geniş okuyup araştırmak size kalmış ben eskiden evrimi savunan biri olarak tam burada tatmin oldum burada geniş geniş konuşmak istemedim daha doğrusu zaman yok. sizee aciil tavsiyem biran önce bu eserleri anlamaya çalışıp okuyup bitirin biraz dili ağırdır ama sizin gibi meraklı gençler uraşırlar ümidindeyim.)

  • majere diyor ki:

    bazı arkadaşlar bu programa harun yahya konuk olsaydı daha iyi olurdu demiş. ancak bu düşünceye sahip olan arkadaşlar biliyormuki harun yahya’nın gerçekte kim olduğunu ? şeriat yanlısı bir adam olduğunu yada 10 yıl gibi bir sürede 300+ kitap yazabilecek kadar ZEKİ olduğunu. ayrıca umarım(ki hiç sanmıyorum) bu programı izleyenlerden 1-2 kişi bile olsa bazı gerçekleri görmüştür.
    ynlız burdaki yorumların çoğunu okudum ve böle düşünen herkesin ateist olarak görüldüğünü farkettim bilmenizi istermki ben kesnlkle ateist değilim aksine ben ALLAH a inanıyorum KURAN a inanıyorum ve diyorumki eninde sonunda evrim ve din konuları biyerde buluşacaktır. sonuçta islam bilimi savunuyor bilimde evrimi doğru olrk kabul ediyor basit bi işlem yaparsan din evrimi doğru olrk kabul ediyor diyeblrsin ama bunun ne zaman kabul edileceği meçhul…

  • AYŞEEEEEEEEE diyor ki:

    BNCE SON NOKTAYII HERKESE hepsinee ordaki hocaların hepsinee son noktayıı koyan ALİ KIRCA OLDU(((bi deprem olmş olsa dedi inanan inanmayan herkezz kaçarken ALLAH ALLAH dye bağırır)))bnce cook doğru en son kı vıdeo bunu gösterıo bn başından sonuna kdr dınledm WE DİNİMEE BİRAZ DAHA FAZLAAA İNANDIM,SARILDIM DAHA FAZLA GÜWENDM İYİKİ İZLEMŞİM programda emeği geçen herkese teşekürler ediyorumm…….(((((((((((Ayrıca biz darwinin teorisine inanmayanlar yanılıo olsak bile bizim kaybettiğimz hiçbirsey olmayacak yaa siz dine inanmayanlar))))))

  • KAĞAN diyor ki:

    Panayırda kimse üstinsanlara inanmaz.Orada konuşmak isterseniz halk tabakası göz kırpar ve ”Biz hep eşitiz” der.
    Nietzsche

  • Levent diyor ki:

    ALLAHA İNANIYORUM AMA ALLAHIN VARLIĞI KONUSUNDA YANILABİLİRİM DİYEN BİR İNSANIN AGNOSTİKLERDEN BİR FARKI YOKTUR.AYRICA SEN BİR KAYBIM OLMAYACAK DİYORSUN AMA DÜNYA ZEVKLERİNDEN MAHRUM KALACAĞINI SAKIN UNUTMA.DİN BU DÜNYANIN BİR ALDATMACA OLDUĞUNU VE İNSANLARIN DÜNYA HAYATINA KENDİLERİNİ FAZLA KAPTIRMAMALARINI SÖYLÜYOR!!!

  • murat diyor ki:

    Eğer bilim adamları Darwin’i anlamaya çalışırken,bir yandan da evrimle ilgili araştırmalar yapsalardı,şimdiye kadar Darwin marwin kalmazdı ve bizler çoktan gerçeği öğrenmiş olurduk.
    Eğer bilim adamları sadece Einstein’i anlamak yerine biraz da fiziği anlamaya çalışsalardı,kim bilir neler bulacaklardı
    Eğer fikir adamları İmam Gazali’yi anlamaya çalıştıkları kadar İslamiyet’i anlamaya çalışsalardı,şu anda her şey çok daha berrak olacaktı…
    BAŞKALARINI ANLAMAK UĞRUNA KENDİMİZDEN OLDUK

  • murtaza diyor ki:

    Bu kadar kara cahil görmedim kardeşim , iranda bile yoktur sizin kadar cahil , ister inan ister inanmam adam bugüne kadar yapılmış bilimsel sonuçları anlatıyor.
    kara cahil çıkıyor herşeyi allaha bağlıyor , tamam kardeşim bizde allahın varlığına inanıyoruz ama şu bağnazlıktan kurtulunda nasıl varoldu canlılık öğrenme yollarını açalım.

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir yada yazı için geribildirim gönderebilirsiniz. Bu yazı için yorumlara abone ol subscribe to these commentsRSS.

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yazıya yorum yazdığınızda yorumunuzun hemen yanında bir Gravatarınız yayınlanacaktır. Hani benim Gravatarım?.